Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2023/2779 E. 2023/8405 K. 04.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2779
KARAR NO : 2023/8405
KARAR TARİHİ : 04.10.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/691 Esas, 2022/2730 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/380 Esas, 2019/970 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin … Mahallesi, … Sokak, 11 numarada bulunan Uğur Apartmanı 1 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının ise aynı taşınmazın 9 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalı maliki olduğu dairede bina projesine aykırı olan tadilatlar ve genişletmeler yaptırdığını, söz konusu aykırılıkların giderilerek taşınmazın eski hale getirilmesi hususunda davalının birçok kez uyarıldığını ve ihtarnamenin gönderilidiğini ancak sonuç alınamadığını, davanın kabulüne karar verilerek davalının taşınmazın ortak alanlarına el atmasının önlenmesine, yapılan tüm projeye aykırılıkların yıkılarak taşınmazın proje uygun hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 9 No.lu bağımsız bölümde intifa hakkı sahibi olduğunu, sahibi bulunduğu 9 numaralı bağımsız bölümde projeye aykırılık bulunmadığını, kendisinin uzun süre binada yöneticilik yaptığını, bina sakinlerinin huzur içinde oturmasını sağladığını, özel olarak NOA Mimarlık Hizmetlerine yaptırılan özel tespitlerin hiçbir değeri bulunmadığını, kuzey cephesinde iki metrelik yüksekliğin tespitinin mümkün olmadığını, zira binanın kuzey cephesinin kesitinin projede bulunmadığını, kendilerinin projeye aykırı davranmadığını, ancak davacının kendi dairesinde projeye aykırılıklar yaptığını ifade ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava açılırken NOA Mimarlık Hizmetlerinden bina ile ilgili projeye aykırılıklar açısından uzman raporu alındığını ve bu raporun dosyaya sunulduğunu bahsi geçen raporda davalının mülkiyetinde bulunan 9 numaralı bağımsız bölümde projeye aykırı olarak çatı katında yaklaşık 2 metrelik bir duvar kullanılarak çatının yükseltildiğini ifade edildiğini, bu rapor doğrultusunda işbu dava açılmadan önce davalı tarafa noter kanalıyla ihtar gönderildiğini ve bu aykırılığın giderilmesinin istenilmesine rağmen sonuç alınamadığından davanın açıldığını, mahkemece alınan 24.04.2017 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde yan cephe görünümünde güvercinlik şeklinde olan pencerelerin standart pencere görünümüne çevrildiğini, ancak A-A kesitinin olmaması nedeniyle mevcut çatı yüksekliği ile projesinin uyumlu olup olmadığı tespit edilemediğinin belirtildiğini, raporda tespit edilen güvercinlik şeklinde olan pencerelerin standart pencere görünümüne çevrildiği ifadesinin bile davanın kabulü için yeterli olduğunu, ancak yerel mahkemece verilen ara karar doğrultusunda A-A kesiti de çizdirilerek yeniden aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı 19.06.2019 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda da yine yan cephe görünümünde güvercinlik şeklinde olan pencerelerin standart pencere görünümüne çevrildiği ifadesi yer aldığı ve çatının yükseltildiğinin tespit edildiğini, kök ve ek raporlarındaki bu ifadelerin davanın kabulüne yetecek düzeyde olmasına karşın haksız ve hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verildiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan imalatların kat mülkiyetine esas mimari projesi ile uyumlu olduğu böylece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın eksik inceleme sonucu verildiğini ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık,tarafların kat maliki oldukları ana gayrımenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 19 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Her ne kadar davacı vekilince davalının bağımsız bölümünde mimari projeye aykırı büyütme ve yükseltme işlemleri yapılması sebebiyle müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davası açılmış ise de yapılan yargılama neticesinde kat mülkiyeti tesisine esas ana gayrımenkule ait rölöve projesine göre yapılan imalatlarda herhangi bir aykırılığın bulunmadığı anlaşılmıştır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.