Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2023/3801 E. 2023/10640 K. 09.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3801
KARAR NO : 2023/10640
KARAR TARİHİ : 09.11.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1593 Esas, 2023/72 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/154 Esas, 2022/152 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, Sur ilçesi, … Mahallesi, 640 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan tespitin üstünkörü yapıldığını, Diyarbakır 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/179 D iş sayılı tespitine süresi içinde itiraz ettiklerini, davacı idare tarafından yapılan tespitin müvekkilerinin hak kaybına neden olacağından ve yapının da kamulaştırma kararı doğrultusunda yıkılma ihtimaline binaen mahkeme tarafından ayrıntılı tespitin yapıldığını, kamulaştırılması istenilen taşınmazın Diyarbakır’ın en merkezi konumunda bulunan Sur ilçesinde olduğunu, ana caddeye, okul, cami ve parka yakın merkezi konumda bulunması nedeniyle öncelikle aynı mahiyette bir taşınmaz ile trampa edilmesini, taşınmazın konumu ve niteliği dikkate alınarak hakkaniyete uygun bedel tespiti yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine, tapu kaydının iptali ile davacı kurum adına tesciline, tespit edilen bedelin davalılara derhal ödenmesine, kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, somut emsal olarak alınan … Mahallesi 309 ada 18 parsel sayılı taşınmazın bir çok seri dosyada istinaf mahkemesince isabetli bir emsal olarak kabul edilmediğini, dava konusu taşınmazın arsa m² fiyatının aynı yöreden geçen taşınmazlara göre yüksek belirlendiğini, yapı değerinin davalı tarafın tek taraflı olarak yaptırdığı delil tespit dosyasındaki verilere göre yüksek belirlendiğini, dosyadaki tüm fark bedele ikinci karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, delil tespiti giderlerinin davacı kuruma yüklenmemesi gerektiğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının 10 yıl önce inşa edilmiş olmasına rağmen 31-40 yaş aralığında kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu konum itibarıyla emsal taşınmazdan çok daha değerli olduğunu, dava konusu taşınmazın m² birim fiyatının bilirkişilerce tespit edilen değerden daha yüksek olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olup 2942 sayılı Kanun’un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak ve üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca değer biçilmesinde yöntem itibarıyla ve sonuç bedel olarak bir isabetsizlik görülmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2012/18818 Esas, 2012/25694 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere delil tespiti masrafının yargılama gideri olarak davacı idareye yükletilmesinde isabetsizlik görülmediğini İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu kanaati ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının 10 yıl önce inşa edilmiş olmasına rağmen 31-40 yaş aralığında kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu konum itibarıyla emsal taşınmazdan çok daha değerli olduğunu, dava konusu taşınmazın m² birim fiyatının bilirkişilerce tespit edilen değerden daha yüksek olduğunu, depo edilen kamulaştırma bedelinin hemen çekilemediğini ve nemalandırılmasına karar verilen bedelin enflasyon karşısında eridiğini, bu sebeple müvekkiline hükmedilen kamulaştırma bedelinin mülkiyet hakkına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle bireysel başvuruya sebebiyet verebileceğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki Diyarbakır ili, Sur ilçesi, … Mahallesi, 640 ada 25 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve

eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irad kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.