Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2023/4915 E. 2023/6566 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4915
KARAR NO : 2023/6566
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesindeki kira şerhinin usulsüz terkin edildiğinden bahisle kira şerhinin tapuya tescili mümkün olmaması hâlinde uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini iddiasına dayalı açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı … yönünden davanın reddine, davalı Hazine ve … T.A.Ş hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine ile davalı …Ş vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili temyiz edilmekle; Yargıtay Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulunun 25.04.2023 tarihli ve 2023/89 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararı ile temyiz inceleme yeri Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin görevinde olduğuna ilişkin kararı üzerine kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.06.2023 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat …, davalı Hazine vekili Avukat … ile davalı …Ş. vekili Avukat … gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 1699 ada 1 parsel sayılı taşınmazın müvekkil firmanın kiralamış olduğu, taşınmaza ait kira sözleşmesini tapu kütüğüne şerh ettirdiğini, ancak taşınmazın cebrî icra ile satışında kira şerhinin usulsüz olarak kaldırıldığını, taşınmazda kiracı olarak kullanma imkânın kalmadığını bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; kiralama için yapmış olduğu peşin ödemelerden kaynaklı 80.000,00 TL, kiraladığı taşınmaza akaryakıt istasyonu yapmak adına yaptığı giderlerden kaynaklı 10.000,00 TL, kurulacak akaryakıt istasyonun bayilik kazancından dolayı mahrum kalınan kar yönünden 5.000,00 TL, kurulacak akaryakıt istasyonundaki akaryakıt satışından mahrum kalınan kar yönünden 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; … Tapu Müdürlüğünün İcra Müdürlüğünden gelen yazıya ve tapu mevzuatına uygun işlem olduğunu, iş ve işlem yönünden hata yada eksikliğin olmadığını, İcra Müdürlüğü aleyhine açılan davanın da haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalı …Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın işbu dava süreci ile bir ilgisinin bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davacı tarafın dayandığı kira sözleşmesinin şaibeli olduğu iddialarının mevcut olduğunu, borçlu şirket ile kiracı şirketlerin ortakları ve temsilcileri arasında akrabalık ilişkisi mevcut olup kira sözleşmesinin muvazaalı olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … yönünden davanın reddine, davalı Hazine ve … T.A.Ş hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ile davalı …Ş vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, Melikgazi Tapu Müdürlüğüne gönderilen tescil talebiyle ilgili müzekkerede talep edilen hususların yerine getirildiğini, müzekkerede taşınmaz üzerinde bulunan tüm takyidatların terkin edilerek alıcı adına tescili emrolunduğundan bir usulsüzlük bulunmadığını, bu konuda işlemi yapan personeller hakkında Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan 2016/316 Esas sayılı davada beraat ettiklerini bunun dahi kusurun bulunmadığını gösterdiğini, tesis edilen kira sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, zira baba oğul şirketleri arasında tesis edilen kira sözleşmesin gerçek olmadığını, kirayı devralan Aterk Akaryakıt Şirketinin kirayı devraldığı sırada taşınmazı üzerinde 50’den fazla haciz bulunduğunu, diğer taraftan davacının alacağının ilk kararın tesis edildiği 2012 yılından önce doğduğunu, bu hâliyle kira şerhinin hükümsüz olduğunu (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/28857 Esas, 2015/31140 Karar sayılı ilamı) bütün bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin taşınmazın yeni malik tarafından takyidatsız alındığı öğrenilmesine rağmen kendi haklarının kaybolduğu düşüncesiyle dava açılmasına rağmen dava açıldıktan sonra kurulacağı belli olmayan bir akaryakıt istasyonu için makine ve teçhizat alınması ve inşaata başlanması iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, bilirkişi raporunun hükme yeterli olmadığını, diğer davalı Bankanın zararın tamamından sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı …Ş. vekili istinaf dilekçesine özetle; müvekkili Banka tarafından taşınmaz cebri icradan satın alındıktan sonra Tapu Müdürlüğünce tescilin yükten ari olarak gerçekleştiğini, davacı şirketin ise müvekkilin haczinden üç gün önce 18.05.2012 tarihinde 11372 yevmiye numarası ile mezkur taşınmaza muvazaalı bir kira şerhi işlediğini, işbu kira sözleşmesi ve verilen şerhin muvazaalı olup usul ve füru arasında yapılan, bankanın alacağını kavuşmasını engelleme saiki taşıyan göstermelik bir hukukî işlem olduğunu, davacının bu muvazaasının aşamalarda ısrarla tekrarlanmış olup mahkemece gözden gelindiğini, davacı tarafından icra müdürlüğünün tescil isteminin şikayet yoluyla iptali istenmiş ise de mahkemece talebin reddine karar verilip kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkil Bankanın takip elamanı olan Mehmet Aydemir ve icra memurları hakkında suç duyurusunda bulunması sonucu ilgililer hakkında kamulaştırmaya yer olmadığı kararı verilerek kesinleştiğini, gerekçede bilirkişi raporlarına atıfla yetinilip müvekkilinin sorumluluğunun neden kaynaklandığının kararda açıklanmadığını, huzurdaki davanın terditli olarak ikame edildiğini öncelikli kira sözleşmesi şerhinin yeniden tapuya tescili talebinin kira sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, davacının sonraki talebinin ise 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olduğunu bu yönüyle de sadece sorumlunun Hazine olduğunu, bu talep yönüyle müvekkiline yönelik davanın husumet yönüyle reddi gerektiğini, müvekkil Bankanın borçluları arasında yer alan eski malik sözde kiralayan dava dışı … Şirketinin müvekkili Bankanın alacağını tahsil etmek için başlattığı icra takibinde haciz tarihi olan 21.05.2012 tarihinden üç gün önce 18.05.2012 tarihinde söz konusu taşınmazın … Çimento Akaryakıt Ltd. Şirketine düzmece bir sözleşme ile kiralanıp 18.05.2012 tarihinde tapuya şerh ettirildiğini, … Çimentonun ortakları ve yetkililerinin takip borçlusu Koray …’un kızı …, diğer takip borçlusu …’ün oğlu … olduğunu, … ile … Şirketinin hakim ortakları yani müvekkil Bankanın borçlusu olduklarını, kira sözleşmesini devraldığını iddia eden … Şirketinin pay sahibinin ise … olup önceki borçlu ve kiralayan … Şirketinin ortağı …’ün kardeşi, kiracı görünen … Çimento Şirketinin ortağı …’ın amcası olduğunu, ortada tam bir kapalı devre kurulmuş muvazaa kurgusu bulunduğunu, öyle ki davacı taraf 720.000,00 TL kira bedelinin çek yoluyla tahsil edildiğin de beyan ederek kötü niyetli senaryosunu üst seviyeye taşıdığını, hatta şerh edilen kira sözleşmesinin bedeli 720.000,00 TL olmasına rağmen davacının keşide edilen çekler vasıtasıyla 2.447.390,00 TL ödeme yaptığının göründüğünü, çekin ödeme vasıtası olması, evrak üzerinde keşide edilmiş ve lehtara verilmiş çekin kira bedellerinin ödendiğine karine teşkil etmediğini, göstermelik olan kira sözleşmesinin ivazının davacı tarafından ifa edilmediğini, anılan çeklerin ödenip ödenmediği ve akıbetinin araştırılması taleplerinin mahkemece yerine getirmediğini, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 278 inci maddesi uyarınca kira sözleşmesinin iptale tabi olduğunu, üzerindeki şerh ile müvekkil Banka adına tescili sağlanmış olsaydı dahi işlemin Banka tarafından açılacak muvazaa nedeniyle iptal davası sonucu iptal ettireceğini, tescilin şerhsiz yapılmış olması nedeniyle böyle bir davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığından açılmadığını, hükme dayanak bilirkişi raporunda uzmanlık dışına çıkılarak akrabalık ilişkisinin tek başına muvazaaya yeterli olmadığı beyan edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkil Banka adına tescilden sonra müvekkil tarafından davacının taşınmazdan çıkarılmadığını, hem muvazaa hemde taşınmazdan çıkarılmamış olması nedeniyle zararın oluşmadığını, ıslah dilekçesine karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda benzer nitelikte bir mecurun kiralanması için gereken makul süre kuralına riayet edilmediğini, ticari defterler ve banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, dosyaya sunulan uzman görüşünün dikkate alınmadığını, kendileri yönüyle davanın zaman aşımına uğradığını ileri sürerek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davalı …Ş. tarafından Ankara 6. İcra Dairesinin 2012.5374 esas sayılı takip dosyasında borçlular … İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti., … İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş., … İnşaat A.Ş., …, …, …, … San. Ve Tic. A.Ş, … Müşaverlik Taah. İnş. Tur. İç ve Dış tic. Ltd. Şti. hakkında iki adet genel kredi sözleşmesi, 02.05.2012 tarihli ihtarname vs belgelere dayalı olarak başlatılan takipte borçlu … İnşaat Sanayi ve Maden Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı Kayseri İli Melikgazi İlçesi Mimarsinan Mahallesi, 1696 ada 1 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmaz üzerindeki … Petrol Ofisi A.Ş. lehine 6 yıllık intifa hakkı ve … Akaryakıt Çimento İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. lehine 18.05.2012 tarihli ve 11373 yevmiye numarasıyla tesis edilen 40 yıllık müddetli kira şerhi ile birlikte Kayseri 4. İcra Dairesinin 2012/198 talimat sayılı dosyasında 14.10.2013 tarihinde alacaklı … T.A.Ş.’ye alacağına mahsuben ihale edildiği, ihale üzerine talimat dosyasından İcra Müdürlüğünün 04.11.2013 tarihli yazısı ile taşınmazın üzerindeki intifa hakkı ve kira şerhi gösterilmek üzere tüm takyidatların kaldırılarak alıcı adına tescilini istediği, Tapu Müdürlüğünce 06.11.2013 tarihinde taşınmaz üzerindeki intifa hakkı ve kira şerhi terkin edilerek ihale alıcısı adına tescilin yapıldığı ve sonrasında ise taşınmazın 27.06.2014 tarihinde satış suretiyle devredildiği, davalı …Ş.’in takip dayanağı kredi sözleşmeleri tarihinin 2011 yılı olup … İnşaat Ltd. Şti asıl borçlu, … İnş. Tur. San. Tic. A.Ş., …, Kemal … ve Koray … ise müşterek ve müteselsil kefil olduğu, Melikgazi Tapu Müdürlüğünün 25.09.2013 tarihli ve 26896 yevmiye nolu tescil istem belgesiyle Mimarsinan Mahallesi 1696 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde … Çimento Akaryakıt İnşaat Makine Nakliyat Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti lehine olan 18.05.2012 tarihli kira sözleşmesi şerhi … Akaryakıt Çimanto İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne devrine ilişkin resmî senedin … Çimento Akaryakıt İnşaat Makine Nakliyat Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili olarak …, … Akaryakıt Çimento İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili olarak … tarafından imzalandığı, davacı … Akaryakıt Çimento İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini dosyada mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen belgede …’ün temsile yetkili olduğu ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi İnternet sayfasından alınan gazete örneklerinden şirket ortaklarından olduğu, … tarafından Ankara 37. Noterliğinin 16.09.2013 gün ve 25444 yevmiye No.lu vekâletnamesi ile …, …, …, … ve … … Akaryakıt Şirketinin vekili tayin edildiği, kira sözleşmesini devreden … Çimento Akaryakıt Makina Nakliyat Turizm İç ve Dış Ticaret Sanayi Ticaret Limited Şirketini dosyada mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen belgede … ve …’un temsile yetkili olduğu, …’ün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi İnternet sayfasından alınan gazete örneklerinden şirket ortaklarından olduğu,takip borçlusu aynı zamanda taşınmazın önceki maliki … İnşaat Sanayi ve Maden Ticaret Limited Şirketini temsilcisinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi İnternet sayfasından alınan gazete örneklerinden …’ün hem şirket ortağı hem de şirket temsilcisi olduğu yine UYAP sistemi üzerinden nüfus kayıtlarına göre borçlu … İnşaat Şirketinin temsilcisi ve ortağı … ile kira sözleşmesini devreden … Çimento Şirketinin ortağı ve temsilcisi …’ün baba oğul yine … ile kira sözleşmesini devralan … Akaryakıt Çimento yetkisi ve şirket ortağı …’ün yeğen amca oldukları anlaşıldığından ve takip alacaklısı, takip borçlusu tarafından yapılan borçlandırıcı işlemlerin muvazaalı olduğu iddiasıyla iptali istemiyle dava açabileceği gibi kendisine yönelik muvazaalı olduğu iddia edilen işlemin taraflarınca açılan davada savunma olarak da muvazaa ididası ileri sürülebileceğinden davalı Bankanın bu yöndeki savunması dikkate alınarak alacağının tapuya şerh edilen kira sözleşmesinden önce doğmuş olması, takip dayanağı kredi sözleşmesinde kefil olanlar, asıl borçlu, kira sözleşmesini devreden şirket ve devralan şirket ortaları ve temsilcileri arasındaki akrabalık ilişkisi ve sözleşme tarihleri birlikte değerlendirildiğinde kira sözleşmesinin muvazaalı yapıldığı ve davacının dayandığı kira sözleşmesi muvazaalı olması nedeniyle tekrar tapuya tesciline karar verilmesi mümkün olmadığı gibi 4721 sayılı Kanun’nun sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007 inci maddesi gereği tazminat talepleri yönüyle de tazmine karar verilebilmesi için ortada gerçek bir zararın bulunması gerektiği ve muvazaa nedeniyle de gerçek bir zarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle davalı Hazine ile … T.A.Ş vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak, düzeltilerek davalı Hazine ile davalı …Ş hakkında davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz itirazında bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu kira şerhinin 18.05.2012 tarihinde tapuya şerh edildiğini, davalı bankanın taşınmaza koyduğu ihtiyati haciz kararının ise 21.05.2012 tarihli olduğunu, dolayısıyla borçlu … Ltd. Şti. firmasının böyle bir ihtiyati haciz kararını önceden bilmesi ve bilmesinin iddia edilmesinin hayatın olağan akşına aykırı olduğu gibi ihtiyati haciz kararının amacı; borçlunun haberi olmadan, derhâl ve doğrudan ödeme emri göndermeden haciz işlemleri yapılabilmesi olduğu da gözetildiğinde dava dışı borçlu firmanın böyle bir durumu önceden bilemeyeceği, şirketler arasında akrabalık hısımlık ilişkilerinin tek başına muvazaayı ispatlamaya yeterli olmadığı, taşınmaz üzerinde kurulacak işyeri için alınan malzemeleri gösterir faturalar ve dosya içindeki 16.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının istasyon kurmak için hazırlık faaliyetlerine girişmiş olduğu gözetildiğinde muvaaza iddiasının tamamen varsayımsal ve hiçbir hukukî temele dayanmadığı gibi Bankanın ne ihtiyati haciz koydururken, ne de sonrasında böyle bir iddiada bulunmadığı, şerhli taşınmazı ucuza satın alarak dava dışı firmayı zarara soktuğu, iki kat fazlaya satarak da kar ettiğinden kötü niyetli olduğu dosya içeriğiyle davalıların söz konusu kira şerhinin usulsüz terkin işleminde ortak kusurlu olduğu Şerkerbank’ın iyi niyetli davranmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesi kararının ve gerekçesinin yerinde olduğu, ayrıca Yargıtayın yerleşik ilamları gereği de muvazaa iddiasının yazılı delil ile ispatının zorunlu olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapunun beyanlar hanesindeki kira şerhinin usulsüz terkin edildiği iddiasına dayanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.