Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/10468 E. 2014/7653 K. 17.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10468
KARAR NO : 2014/7653
KARAR TARİHİ : 17.04.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hükümlü hakkında yakınanlar …’e yönelik eylemleri nedeni ile kurulan hükümlerin incelenmesinde

Yağma eylemlerinin işyerinde gerçekleşmesine karşın 5237 sayılı Yasanın 149/1-d bendinin uygulama maddeleri arasında gösterilmemesi, mahkemenin temel cezayı belirlerken gösterdiği ölçütler ve alt sınırdan uzaklaşılarak yapılan uygulama karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, hükümlü … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık hakkında yakınan …ye yönelik eylemi nedeni ile kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Lehe olan Kanunun belirlenmesine ilişkin olan 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesinin; “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü, 23.02.1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve öğretide bu konuda ileri sürülen görüşler birlikte değerlendirildiğinde, lehe kanunun belirlenmesi amacıyla sabit kabul edilen maddi olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunlar ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hiçbir hükmü karıştırılmadan bir bütün halinde uygulanması ve uygulama sonucunda ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması gerekmektedir.
Buna göre uyarlama yargılamasının konusu, önceki kesinleşmiş hükümde suç oluşturduğu belirlenen olaydan ibaret olup, amacı ise, 5252 sayılı Kanunun 9/4. maddesinde belirtildiği üzere; “lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması” ile sınırlıdır. Bu nedenle kesinleşen bir hükümde uyarlama yapılabilmesi için sonradan yürürlüğe giren kanunun kesinleşen eski hükme göre lehe sonuçlar doğurması zorunludur. Hatta eski ve yeni kanunların ayrı ayrı uygulanması sonucunda tamamen aynı cezaya hükmedilmesi gerekiyorsa yine uyarlama yapılmasına gerek olmayacaktır.
Bunlarla birlikte istisnai ve kendine has özellikleri olan uyarlama yargılamasının yapılabilmesi için koşullardan biri de usulüne uygun biçimde kesinleşmiş bir hükmün bulunmasıdır. Gerçektende daha önce hüküm kurulmayan veya kurulan hükmün usulünce kesinleşmediği hallerde uyarlama yargılamasından da söz edilemeyecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelirsek;
Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2002 gün ve 2002/616 sayılı iddianamesi ile aralarında yakınan Kezban’ın da bulunduğu toplam 8 yakınana yönelik yağma eylemi nedeni ile cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, … 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2003 gün ve 2002/193 -2003/308 sayılı kararında diğer yakınanlar…e yönelik eylemler hakkında mahkumiyet kararı verildiği ancak, yakınan …’a yönelik eylem ile olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği, diğer yakınanlara yönelik mahkumiyete dair hükümlerin dairemiz tarafından onanarak kesinleştiği, bu kesinleşen hükümlerin infazı sırasında uyarlama talebi üzerine mahkemenin usulünce duruşma açıp lehe yasa değerlendirmesi yaptığı bu kez daha önce hüküm kurulmayan yakınan …’a yönelik eylem ile ilgili de lehe yasa değerlendirmesi yaparak hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de;
Uyarlama yargılamasının konusunun bir önceki hüküm ile sınırlı olduğu, ilk hükümde yer almayan eylemler ile ilgili uyarlama yargılaması yapan mahkemenin karar verme yetkisi olmadığı, 09.12.2003 günlü ilk hükümde Kezban’a yönelik eylem ile ilgili verilen bir karar da bulunmadığı ve mahkemesince adı geçen yakınana yönelen eylem ile ilgili dava zamanaşımı süresi içinde her zaman genel yargılama kuralları içinde karar verilmesinin olanaklı olduğu düşünüldüğünde;
Öncelikle yakınan…’e yönelik eylem ile ilgili mahkemesinden dava zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilip verilmediği, verilmiş ise bu kararın usulüne uygun bir şekilde kesinleşip kesinleşmediği saptanıp, denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulmadan yakınan Zepnep olayı ile ilgili yazılı şekilde uyarlama yargılaması yapılması,
Aykırısı durumda ise yakınan… olayı ile ilgili genel yargılama usul kurallarına riayet edilerek dava zamanaşımı içinde olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü … savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.