YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1136
KARAR NO : 2014/9880
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
15/06/2005 tarihli iddianame anlatımına göre; sanık … hakkında, yakınana yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle açılan davada, eylemine uyan 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinin uygulanması için 5271 sayılı Yasanın 226. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı tanınmamış ise de; sanık savunmanının hazır bulunduğu 21/10/2008 günlü oturumda okunan Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki mütalaasında, sanığın TCK’nın 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği, sanık savunmanının esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunduğu, bu durumda adı geçen sanığın savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği anlaşıldığından; diğer sanık … hakkında da, düzenlenen iddianamede anılan Yasa’nın 142/2-d maddesi ile cezalandırılması istenilmiş ise de; sanık hakkında daha az cezayı içerir TCK’nın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamede bu yönden bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetlerin doğal sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin uygulanmamış ise de; infazda gözetilmesi olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkim’in takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı biçimde “eşit olarak tahsiline” biçiminde karar verilmesi,
2-) Sanıkların tekerrüre esas alınan ilamları incelendiğinde; suç tarihinde sanıkların 18 yaşından küçük olduklarının anlaşılması karşısında; anılan Yasanın 58/5. maddesine göre fiili işlediği sırada on sekiz yaşından küçük olan sanıklar hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istemden farklı gerekçe ile BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümden “TCK’nın 58. maddenin uygulanmasına ve sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, yargılama giderinden çıkartılan yere “sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” tümcesi eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında “konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme” suçları nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilebileceği, … Cumhuriyet Başsavcığı’nca düzenlenen 29.06.2005 gün, 2005/16707 Esas sayılı iddianamedeki anlatım ve nitelendirmeye göre; sanıklar hakkında sadece hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı halde, kamu davası açılmayan “konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme” suçlarından; 5271 sayılı CMK’nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılıp, sanıkların bu iki suçtan da hükümlülüklerine karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.