Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/17129 E. 2015/38330 K. 11.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17129
KARAR NO : 2015/38330
KARAR TARİHİ : 11.03.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Yakınanın, sanığı olaydan önce, işi nedeniyle bulunduğu yere yakın caminin yanında bir barakada kalması ve esnafın yardım etmesi nedeniyle tanıdığı, sanığın, yakınandan, bir seferinde “ekmek param yok” diyerek para istemesi üzerine, ilk önce kendi rızasıyla 5 TL vermesinden sonra, son olay tarihi olan 10/12/2004 tarih ve öncesindeki bir aylık dönem içerisinde, toplam dokuz kez olmak üzere ayrı ayrı günlerde, sanığın, yakınandan para istediği, yakınanın, “parasının olmadığını” söylediğinde, her seferinde “kendisine ve ailesine zarar vermekle” tehdit ederek, bir kez de Yücel isimli kişinin işyerinde, silah göstermek suretiyle değişik meblağlarda, sanığın savunmasına göre toplam 735 TL, yakınanın iddiasına göre ise 860 TL parayı aldığının anlaşılması karşısında;
5237 sayılı TCK’nın 148 ve 149. maddelerinde tanımlanan yağma suçu ile 765 sayılı TCK’nın 497/1. maddesinde yer alan yağma suçunun öğelerinin farklı olduğu, bu bağlamda, 765 sayılı TCK’daki “gasp” suçunda, TCK’nın 80. maddesindeki “müteselsil suç” hükümlerinin uygulanmasına hukuki bir engelin bulunmaması, buna karşın, Dairemizin önceki uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’daki “yağma” suçlarında, TCK’nın 43/3.maddesi uyarınca, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, Mahkemece, gerekçeli kararın hüküm kısmında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nin 7/2 ve 5252 sayılı TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleri ışığında yapılmış olan karşılaştırmada, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 497/1, 80, 31, 33.maddelerinin, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 148/1, 62, 53 (sekiz kez), 149/1-a, d, 62, 53 (bir kez) maddelerine karşılık geldiği belirtilerek, her iki Yasa hükümlerinin bir bütün olarak olaya uygulanması sonucunda, 765 sayılı Yasa hükümleri uygulanarak kurulan hükmün sonucu itibariyle doğru olduğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.

Gerekçeli karar başlığında, 10.12.2004 olan suç tarihi yerine, 20.12.2004 yazılması ile ayrıca kurulan hükümde, 765 sayılı Yasanın 497/1, 80. maddeleri uyarınca belirlenen 17 yıl 6 ay hapis cezasından, anılan Yasanın 59. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken, 14 yıl 7 ay yerine, 14 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın önceki hüküm ile verilen ve aleyhe temyiz olmadığı için CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, sonuca etkili bulunmadığından ve yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hatalar olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre sanık ….. savunmanı ile O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiriler dışında, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.