Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2012/18294 E. 2015/40162 K. 13.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18294
KARAR NO : 2015/40162
KARAR TARİHİ : 13.04.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma (Değişen suç vasfı nedeniyle tehdit), Konut dokunulmazlığını ihlal, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık… hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, aynı Yasanın 231/12. maddeleri uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanık savunmanının bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 264/1. maddesi uyarınca, sanık savunmanı yönünden yasa yoluna başvuruda mercide yanılma, haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2.fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar hakkında yakınan …’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Oluş ve dosya kapsamına göre; sanıklar … ve … yönünden haksız tahrik koşulları oluşmadığı halde, bu sanıklar hakkında TCK’nın 29.maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında yakınan …’e karşı tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın sabit kabul edilen eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamı dışında kalan bir cezanın hükmolunması gerekirken, yanılgılı uygulama sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanabilme sınırı içerisine giren bir cezanın verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Aksi halin, sanığın önceki yanılgılı uygulama sebebiyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının sağlanmasına, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağını belirten Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas- 2008/43 sayılı kararı gereğince, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1) nolu bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Sanıkların, sanık …’in hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacı ile tehdit eyleminde bulunduğu, bu nedenle haklarında, kanunda özel düzenleme olarak yer alan 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesi göndermesi ile tehdit suçundan hüküm kurulmuş olup, aynı gerekçeye dayanarak anılan Yasanın 29/1. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeni ile indirim yapılamayacağının ve konut dokunulmazlığını ihlal suçunda tahrik hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4. maddesi yerine aynı Kanunun 116/4 olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi, olanaklı yazım hatası olduğu kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından 5237 sayılı TCK’nın 51.maddesinin 3.fıkrasına göre, cezalarının ertelenmesine karar verilen sanıklar hakkında hükmedilen deneme süresinin mahkum oldukları 1 yıl 3 ay ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “1’er yıl süre ile” kelimeleri çıkarılarak yerlerine “1’er yıl 3’er ay süre ile” kelimelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanıklar hakkında yakınan…’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Olay tarihinde sanıkların yakınan …’u silahla tehdit ederek önce yakınan…’ün evine oradan da sanık …’in işyerine götürürek burada ibraname imlalattıktan sonra bıraktıkları ve yakınanın şahsına bir zarar verilmediği olayda, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden 5237 sayılı TCK’nın 110. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
2-) Oluş ve dosya kapsamına göre; sanıklar hakkında yakınan …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda haksız tahrik koşulları oluşmadığı halde, sanıklar hakkında TCK’nın 29.maddesi ile uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …. savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 13.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.