YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/28737
KARAR NO : 2015/42751
KARAR TARİHİ : 10.09.2015
Tebliğname No : 6 – 2012/212531
MAHKEMESİ : İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/06/2012
NUMARASI : 2010/361 (E) ve 2012/199 (K)
SUÇLAR : Yağma, Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık V.. E.. hakkında verilen hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
II- Sanık M.. Y.. hakkında verilen hükmün incelenmesinde;
Yakınan O.. Y..’un alınan beyanında “Olay günü parkta bira içerken sanık Mehmet ile tanıştığını, birlikte bira içtiklerini, yarım kutu bira içtikten sonra bilincini kaybettiğini, uyandığında ise sanığın yanında olmadığını gördüğünü, ceplerini kontrol ettiğinde cep telefonu ile 500 TL ve 100 dolarının olmadığını fark ettiğini, olaydan bir gün sonra tekrar olayın gerçekleştiği parka geldiğini, burada sanığı gördüğünü ve polise yakalattığını” söylediği,
Sanık soruşturma aşamasında savunman yokluğunda alınan ifadesinde, “Olay günü yakınanla bira içtiğini, birasının içine ilaç attığını, yakınanın cep telefonu ile 500 TL ve 100 dolar parasını aldığını, parayı harcadığını, telefonu Güven İletişim isimli işyerindeki Veli isimli şahsa sattığını” söylediği, mahkemede alınan savunmasında ise, “Olay günü daha önceden tanımadığı yakınan ile karşılaştıklarını, birlikte bira içtiklerini, yakınanın kendisinde gördüğü ROCHE denilen sakinleştirici ilacı gördüğünü ve istediğini, bira ile birlikte bu ilacı içtiklerini, daha sonra bira içtikleri yerden kalktıklarını, yakınanın cep telefonunun yerde kaldığını gördüğünü, yanına aldığını, ancak daha sonra yakınana vermeyi unuttuğunu ve telefonu sattığını” beyan ettiği, mahkeme aşamasındaki bu beyanında ısrarcı olduğu,
Yakınanın vücudunda uyuşturucu bulunduğuna ilişkin dosya içerisinde rapor olmadığı, sanık hakkında olaydan bir gün sonra alınan raporda ise vücudunda alkol ya da uyuşturucu maddeye rastlanmadığı yakınan ve sanığın beyanlarından suça konu telefonun sanığın eline yakınanın rızası dışında geçtiği anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi bir kişinin malının rızası dışında bulunduğu yerden alınması hırsızlık suçunu, bir kişinin malının tehdit, cebir ile zorla ve/veya direncini kıran bir sebeple etkisiz kılarak elinden alınmasının ise yağma suçunu oluşturduğu düşünüldüğünde, yakınanın aşamalardaki beyanına itibar edilmesi halinde 5237 sayılı Yasanın 148. maddesinde belirtilen yağma suçu; sanığın avukat olmaksızın alınan soruşturma aşamasındaki beyanını benimsemediği, bu haliyle de hukuki dayanağını kaybettiği, kovuşturma aşamasında ki savunmasına üstünlük tanındığında ise, 5237 sayılı yasanın 141. maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturacağı bir muhakkaktır.
Dosyada suç teşkil eden fiilin hukuki vasfındaki duraksamanın giderilerek belirlenmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca;
Olayın olduğu yeri görüntüleyen kamera kaydı bulunup bulunmadığı araştırılıp; var ise incelenerek, iddia ve savunma değerlendirilip sonucuna göre sanığın suç teşkil eden eyleminin hukuki vasfının tayin ve takdiri gerektiği dikkate alınmadan, eksik inceleme ile yetinilip, yakınanın ve sanığın beyanlarına hangi gerekçeler ile itibar edilmediği, ve/veya birinin diğerine hangi nedenlerle üstün tutulduğu belirtilmeden, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.