Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/5009 E. 2015/45518 K. 25.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5009
KARAR NO : 2015/45518
KARAR TARİHİ : 25.11.2015

Tebliğname No : 6 – 2011/134063
MAHKEMESİ : Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/12/2010
NUMARASI : 2009/265 (E) ve 2010/314 (K)
SUÇ : Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanıklar Y.. Y.., E.. Y.. ve E.. Y.. hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıkların hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53/1-a-b-c-d-e maddesinde yazılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, ancak TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca koşullu salıverildikleri takdirde kendi altsoyu üzerinde TCK’nın 53/1-c bendinde sayılan hakları kullanmaktan yoksunluklarının sona erdirilmesine karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1. maddesi uygulanırken (b) bendinde yazılı “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan F.. Y.. vekili ile sanıklar Y.. Y.., E.. Y.. ve E.. Y.. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasının mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1. maddede yazılı (a, c, d ve e) bendleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Olay tarihinden yaklaşık 3 yıl kadar önce sanık Y.. Y..’a ait aracın, noter devri yapılmadan katılan F.. Y..’a satıldığı, bu satıştan sonra aracın resmi devir işlemleri yapılmadığı gibi tekrar haricen el değiştirdiği, bu süre zarfında söz konusu araca ait vergi, ceza ve otopark ücretlerinin biriktiği, sanık Yılmaz’ın devir konusunda katılanı sıkıştırmasına rağmen bir sonuç alamadığı, en son olay gecesi oğulları olan diğer sanıklarla birlikte bindirmiş oldukları araçta katılanı basit tıbbi müdahale ile giderebilir şekilde yaraladıktan sonra alacakları mukabilinde ve ölçüsünde senet imzalattıklarının tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, haklarında 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesi delaletiyle daha hafif cezayı gerektiren yağma suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, delillerin taktir ve tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) TCK’nın 53. maddesi ile ilgili 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 – 2015/85 sayılı iptal kararının değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan F.. Y.. vekili ile sanıklar Y.. Y.., E.. Y.. ve E.. Y.. savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 25.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.