Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/8378 E. 2015/41207 K. 03.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8378
KARAR NO : 2015/41207
KARAR TARİHİ : 03.06.2015

Tebliğname No : 6 – 2011/199519
MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/03/2011
NUMARASI : 2010/306 (E) ve 2011/59 (K)
SUÇ : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Mağdur T.. B..’ın temyiz isteminin incelenmesinde;

Mağdurun usülünce katılma talebinde bulunmadığı, dolayısıyla temyiz hakkı da bulunmadığından temyiz isteğinin REDDİNE,

II-Sanıklar savunmanları ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak,

1- Sanıkların, mağdur Talat ile kendilerine ait araçta konuşmayı teklif etmeleri üzerine, mağdurun kendi rızasıyla araca bindiği, daha sonra aracın kapılarını kilitleyerek mağduru tenha olan bir yere götürdükleri, mağduru araca bindirirken tehdit, cebir veya hilenin söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken eylemlerine uyan TCK’nın 109/1. maddesi yerine, 109/2. maddesiyle uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
2-Soruşturma evresinde toplanan deliller suç işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenler. Kamu davasını açma veya açmama yetkisi Cumhuriyet Savcısına aittir.

İddianamede şüpheliye yüklenen suç hakkında; suç teşkil eden fiil, zamanı ve işlendiği yer konusunda açıklama gerektiği gibi olay öyküsünde isnat edilen fiilin hangi fiil olduğu açıkça anlatılmalıdır. Fiilin aynı failin diğer fiillerinden ayırt edilebilir nitelikte belirtilmesi gerekir. Failin her biri birbirinden bağımsız biri diğerinin unsuru olmayan ve ayrı ayrı suç teşkil eden filleri yönünden de iddianamede kamu davasının sınırları açıkça gösterilmelidir. Savcı iddianamesine göre mahkemenin suç teşkil eden hangi filler konusunda karar vermesi gerektiği belirsiz kalmamalıdır. Eksiklik ve yetersizlik varsa bu, yargılamada giderilmelidir.

İddianamede dava konusu yapılmak istenen suç teşkil eden eylemler ayrı ayrı açıklanıp belirlenmesi gerekir. Yani suç teşkil eden fiiller bakımından kamu davasının sınırı açıkça gösterilmelidir.

Suç teşkil eden fiil yönünden kamu davasının dışına çıkmak demek, dava olmadan karar verilmesi anlamını taşır. Böyle bir uygulamaya CMK kuralları kesin engel oluşturur. Hakim, fiilin niteliğini tayin ve takdirde iddianamedeki hukuki görüş ile bağlı değildir. Ancak bilindiği üzere, iddianamede bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan söz edilmesi o olay hakkında dava açıldığını göstermez. İddianamede dava konusu yapılan ve herbiri ayrı ayrı bağımsız suç teşkil eden her bir fiilin açıklanması gerekir.

Sanıkların suç oluşturan hangi eylemlerden yargılandığını bilmek hakkıdır. Bu, savunmanın kullanılması açısından güvencedir.

Davanın dayanağını oluşturan Pazarcık Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.03.2010 gün ve 2010/102 sayılı iddianamesinde, sanıkların müştekiyi konuşmak için araca davet ettikleri, tam araca binmişken müştekinin rızası dışında aracı hareket ettirdikleri ve tenha bir yere götürdükleri ve burada şüpheli Serdal’ın kendisine babasının borçlu olduğu 5,000.-TL. bedelli çeki göstererek “bu çeki sen ödeyeceksin, ödemezsen tekrar gelir ince ayar konuşuruz” diyerek tehdit ettiği, şüpheli Ramazan’ın ise “biz bu işleri yapıyoruz yeğen, sen bu işleri biliyor musun” diyerek tehditte bulunduğu, diğer şüpheli Yakup’un da bu eyleme iştirak ettiği, şüpheliler tarafından müştekinin rızası dışında araca bindirilerek uzak bir yere götürülüp bir süre hürriyetinden yoksun kılındığı ve bu suretle kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerinden söz edilmektedir.
İddianameye konu suçun, yağma suçunun unsuru olmadığı, bu itibarla Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03.05.2010 gün ve 2010/245 Esas – 2010/333 Karar sayılı görevsizlik kararı esas alınarak sanıklar hakkında yağma suçundan dava açıldığı görüşü ile yargılamanın sürdürülmesinun açıkça Yargılama Yasasının ihlali anlamına geldiği dikkate alınmadan, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanları ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun uygun olarak BOZULMASINA, 03.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.