YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/906
KARAR NO : 2015/42247
KARAR TARİHİ : 01.07.2015
MAHKEMESİ : Kütahya 1 Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2010
NUMARASI : 2010/108 (E) ve 2010/272 (K)
SUÇ : Yağma
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCE : Onama
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların 18 yaşını doldurmadığı gözetilmeden hükmün açık oturumda açıklanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185.maddelerine aykırı davranılması, giderilme olanağı bulunmadığından; Yağma suçunun birden fazla nitelikli hali oluşacak biçimde 5237 sayılı TCK’nın 149.maddesinin 1.fıkrasının (a), (c) ve (h) bendlerine aykırı olarak, geceleyin silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işlendiği, mahkemecede bu şekilde kabul edildiği halde, aynı Yasanın 61/1.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunların değerlendirilmesi ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz ve somut duruma uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde alt sınırdan ceza uygulaması yapılarak hüküm kurulması; 5237 sayılı TCK’nın 150/2.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,765 sayılı TCK’nın 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, 150/2.maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Mahkeme cezası ertelenen hükümlünün kişiliği ve sosyal durumuna göre denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlenmeden veya uzman bir kişi görevlendirilmeden geçirilmesine karar verebilir. Denetim süresinin iyi halli olarak geçirilmesi, bu süre zarfında kasıtlı suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranmış olması halinde ceza infaz edilmiş sayılır. Aykırısı durumda mahkeme erteleme kararını geri alır. Görüldüğü üzere 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi bir infaz rejimi olarak düzenlenmiştir. Hal böyle olunca kanunda gösterilen “denetim süresi” ifadesi yerine, “denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına” denilmek suretiyle infazda duraksamaya neden olacak şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar A.. G.., F.. K.., Y.. S.. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “Takdiren sanığın 2 yıl denetimli serbestlik sistemine tabi tutulmasına” tümceleri çıkarılarak, yerlerine “Sanığın 2 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına” cümleleri eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve Yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.