Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/11367 E. 2014/15467 K. 16.07.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/11367
KARAR NO : 2014/15467
KARAR TARİHİ : 16.07.2014

…Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2007 gün ve 2004/197 Esas, 2007/516 Karar sayılı hükmü ile sanık … hakkında, mağdur…’a yönelik 22.04.2004 tarihinde işlediği nitelikli yağma suçundan TCK’nun 149/1 a-c, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezasına; çocukların cinsel istismarı (ırza tasaddi) suçundan 765 sayılı TCK’nın 416/2, 59. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına; ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (kız kaçırma) suçundan 765 sayılı TCK’nın 430/1, 59. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına karar verildiği, hükmün sanık …’ın zorunlu savunmanı Avukat … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 08.10.2012 gün ve 2008/7417 Esas, 2012/17117 Karar sayılı ilamı ile, yasal süresinden sonra ileri sürülen sanık savunmanının temyiz isteminin REDDİNE karar verilmiş; Dairemizin sanık … hakkında verdiği karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.07.2014 gün ve KD-2013/343474 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında özetle “Zorunlu savunmanlığa ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 18.3.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacak; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve sanık tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, temyiz davası isteminin kabul edilmesi gerekecektir. Olayımızda hüküm, baroca sanık … için görevlendirilen, ancak sanığın hiçbir oturuma birlikte katılmadığı ve atandığından haberdar da olmadığı müdafiinin hazır bulunduğu oturumda tefhim edilmiş, sanığa tebliğ edilmemiştir. Mahkemenin istemi üzerine baroca görevlendirilen savunmana yapılan tefhim, kendisine zorunlu savunman atandığından haberi olmayan sanık açısından hukuksal bir sonuç doğurmayacaktır. Sanık … hakkındaki hüküm, sanık savunmanının yasal süresinden sonra yaptığı temyiz üzerine Yüksek Daire tarafından temyiz istemi reddedilmek suretiyle kesinleşmiş, infaz sürecinde hükümden haberdar olan sanık tarafından temyiz niteliğinde sayılabilecek dilekçeler verilmiştir. Bu sebeple; sanık savunmanına tefhim edilen ve yasal süresinden sonra temyiz edilen karara ilişkin yapılan inceleme sonucunda, Yüksek Dairenizce sanık … yönünden temyiz isteminin reddine dair verilen kararının kaldırılması gerektiği görüşüyle sanık lehine itiraz etme zorunluluğu doğmuş bulunmaktadır.” görüşü belirtilmek suretiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.

Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

5271 sayılı CMK’nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi uyarınca yapılan incelemede;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İTİRAZININ KABULÜNE,

2- Dairemizin 08.10.2012 gün ve 2008/7417 Esas, 2012/17117 Karar sayılı sanık … hakkında kurulan “Yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanık savunmanının temyiz isteminin reddine” ilişkin kararının KALDIRILMASINA,

I- Sanık … hakkında, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (kız kaçırmak) suçları için kurulan hükümlerin incelenmesinde:

Sanığın adli sicil kaydında yazılı olan …Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16.10.2002 gün ve 334-896 sayılı, silahla kasten yaralama suçundan hükmedilen ve 18.12.2003 tarihinde infaz edilen 4 ay hapis cezasının, 765 sayılı TCK hükümleri uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulan kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak (kız kaçırmak) suçu yönünden tekerrüre esas oluşturduğu ve sanık hakkında aynı Yasanın 81/1-3. madde ve fıkralarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık … ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında, çocuğun cinsel istismarı (ırza tasaddi) suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:

Sanığın eylemine uyan ve 765 sayılı TCK’nın 416/2. maddesinde tanımlanan suçun aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan zamanaşımına bağlı olduğu ve suçun işlendiği 22.04.2004 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar 104/2. maddesinde belirtilen 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.