Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/14878 E. 2017/5815 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/14878
KARAR NO : 2017/5815
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1) Bir başkasının, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Malın alınması veya verilmesini temin için zilyedin üzerinde cebir ve tehdit kullanılmamış ise yağma suçu oluşmayacaktır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;

Olay tarihinde 14 yaşında olan mağdurun babasının işlettiği dükkanda yalnız olarak bulunduğu sırada, önceden tanımadığı sanığın alkollü bir şekilde gelip bir jilet satın aldığı, dükkana alışveriş yapmak için gelen açık kimliği belirsiz resmi kıyafetli bir şahsın işini bitirip dükkandan dışarıya çıkarken sanık …’e adı ile hitap edip “nasıl” olduğunu sorduğu,

Sanığında “kendimi öldüreceğim” diye ona cevap vermesini müteakip, resmi kıyafetli şahsın karşılık vermeden dükkandan çıkarak ayrıldığı,

Sanığın satın aldığı jileti kırmaya çalıştığı, başaramayınca bu yönde mağdurdan yardım istediği,

Mağdurun “kırmasını bilemiyorum” dedikten sonra jileti sanığa iade ettiği, sanığın bir şekilde jileti kırıp kendi koluna doğru tuttuğu, bu durumu gören mağdurun “abi yapma” diyerek ağlamaya başladığı,

Sanığın da “tamam o zaman bana 20 TL ver dükkanın dışında kendimi keseyim” demesi üzerine mağdurun “tamam vereyim” diyerek, 20 TL’yi sanığa verdiği,

Sanığın da aldığı 20 TL para ile dükkandan dışarı çıkıp, elindeki jilet ile kolunu kesip kendi bedenine bir şekilde zarar verdikten sonra bulunduğu noktadan ayrıldığı,

Sanığın 23.10.2013 tarihinde de intihara teşebbüs ettiği bilgisinin de dosyaya yansıdığı da anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca;

Bir takım psikolojik değişkenler ve/veya sosyal etkenler altında bulunan sanık, olay günü bir şekilde kendi bedenine zarar vermeyi düşünüp, bu duyguların etkisi ile mağdurun dükkanına gelip jilet satın aldığı, jileti kırmaya çalıştığı, bu konuda mağdurdan yardım talep ettiği, aldığı olumsuz yanıt üzerine uğraşıp bir şekilde elindeki jileti kırmayı başardığı,

Sanığın elinde tuttuğu kırık jilet ile kendine zarar vermek istediğini önce sözle, ardından eylemsel olarak yansıtmaya başladığı,

Sanığın, kendisine ait olan bedeni üzerinde sıra dışı tasarrufuna yönelik açıklamaları ve eylemlerini istemeden de olsa mağdurun bir şekilde izleyip, tanık olduğu,

Sanığın bu aşamaya kadar kendi bedeni üzerinde yapacağı olumsuz eylemleri ile ilgili söylemlerinin hiçbirinin mağdura yönelik olmadığı gibi, mağdurun malını zorla almaya yönelik nicelik ve nitelikte yağma suçlarında aranan bir araç suç olan tehdit niteliğinde bulunmadığı,

Sanığın kendisine ait bedene zarar vermeye yönelik olumsuz söylem ve geliştirdiği eylemlerini bir şekilde izlemek zorunda kalıp bundan duygusal olarak etkilenen ancak bu noktadan sonra ise sanığın kendi bedenine her ne yaparsa yapsın hiçbirini bir şekilde izlemek ve/veya tanık olmayı düşünmeyen ayrıca olaylarda ne aktif ne de pasif bir şekilde bir taraf konumunu da dilemeyen mağdurun duygusal olarak yaşadığı bu çaresizlik içinde ağlayarak tepkimelerini sanığa yansıttığı,

Bu durumu gören sanığın “ağlama 20 TL para ver dükkanın dışında kendimi keseyim” demesini bu bağlamda benimseyerek, mağdurun sanığa 20 TL parayı verdiği,

Sanığın, mağdurdan aldığı 20 TL ile dükkandan dışarı çıkıp hemen oracıkta kendi bedenine önceden de söylediği gibi zarar verdiği,

Sanığın olayların bu aşamasındaki eylem ve söylemlerinin yine mağdurun malının zorla alınması ve/veya mağdurun malının alınmasına karşı duruşu engellemek kastı altında yapılmış yağma suçundan aranan araç suçlardan tehdit ve/veya şiddet niteliğinde kabul edilmesinin de olanaklı bulunmadığı düşünülmeden suçun unsurlarında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2) Kabule göre de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.