YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15087
KARAR NO : 2014/22231
KARAR TARİHİ : 15.12.2014
Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.07.2011 tarih ve 2006/338 Esas, 2011/1099 Karar sayılı hükmü ile sanıklar … ve … hakkında yapılan yargılama sonucunda hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a-b, 35/2, 143, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1’er yıl 5’er ay 15’er gün, mala zarar vermek suçundan TCK.nın 152/1-a maddesi uyarınca 1’er yıl ve sanık …’ın iftira suçundan TCK’nın 268. maddesi delaletiyle 267/1 ve 269/2. maddesi uyarınca 3 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verildiği hükmün sanıklar savunmanları tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.11.2014 gün ve 2013/24512 Esas, 2014/19618 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına ve bozulmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2014 gün ve 6 – 2011/369066 sayılı yazıları ile itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2014 gün ve 6– 2011/369066 sayılı yazılarında özetle;
“İtiraz konusunun temyiz kapsamında bulunan her iki sanık yönünden kanun değişikliği sebebiyle mala zarar verme suçundan hükmün bozulmasının gerekmediği konusunda toplandığını, bozma kararının gerekçesini oluşturan 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasanın 65. maddesi incelendiğinde 152/1-a maddesinde yer alan hürriyeti bağlayıcı cezanın 6 yıl olan üst sınırının 4 yıla indirildiğini, 1 yıl olan alt sınırda bir değişiklik yapılmadığına, değişiklikle maddede yer alan cezanın sadece üst sınırında lehe bir değişiklik yapıldığını, 1 yıl olan alt sınırın aynen muhafaza edildiğini, bozmaya konu edilen kısa ve gerekçeli kararda kamu malına zarar verme suçu nedeniyle, 5237 sayılı Yasanın 152/1-a maddesi uyarınca tayin edilen temel cezanın 1 yıl olduğunu ve alt sınırdan tayin edildiğini, hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırında yapılan değişikliğin sanıklar lehine bir durum yaratmadığını, alt sınırın değişmemesi ve cezanın alt sınırdan tayin edilmesi nedeniyle lehe değişiklik sebebiyle hükmün bozulmasına yasal olanak bulunmadığını, suç ve karar tarihi itibariyle de olağan veya olağanüstü zamanaşımının gerçekleşmediğini, mala zarar verme suçuna ilişkin suçun belirtilen nedenlerle onanmasına karar verilmesi” şeklinde itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
1)Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2)Dairemizin 06.11.2014 gün ve 2013/24512 Esas, 2014/19618 Karar sayılı mala zarar verme suçuna ilişkin bozma kararının KALDIRILMASINA, diğer yönlerinin AYNEN KORUNMASINA,
3)Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
b) 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca suçu birlikte işleyen sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmeyerek “müştereken” tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle itiraza aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölüm ve TCK’nın 53. maddesi ile ilgili bölümlerin karar yerinden tamamen çıkarılarak, TCK’nın 53. maddesi ile ilgili kısma, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” ve “sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı tahsiline” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.