Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/5864 E. 2017/5484 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5864
KARAR NO : 2017/5484
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’e yönelik gerçekleştirdikleri yağma suçu ile sanık … hakkında mağdurlar …, … ve …’e yönelik gerçekleştirdiği yağma suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanıklar hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının TCK’nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Mağdur …’e ait cep telefonunun sanıklar tarafından tehdit ile alınması ile suçun tamamlandığı gözetilmeyerek, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile TCK’nın 35/2. maddesi ile uygulama yapılması karşı temyiz olmadığından; sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin, 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle aynı kanunun 61. maddesine aykırı davranılmış olması ve sanık …’ın mağdurlar … ve …’a yönelik eylemi ile ilgili olarak 149/1-a-c-h bentleri uyarınca, mağdur …’e yönelik eylemi ile ilgili olarak TCK’nın 149/1-a-c bentleri uyarınca aynı maddenin birden fazla hükmünün ihlal edilmiş olması karşısında, TCK’nın 61.maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinde düzenlenen kazanılmış hakkın sadece sonuç cezanın süresi bakımından dikkate alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden sanıklar … ve … savunmanlarının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TC. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ve zorunlu vekil ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanı ile sanık … savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,hükmün yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından zorunlu müdafii ücretinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.