Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2015/277 E. 2015/42867 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/277
KARAR NO : 2015/42867
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

Tebliğname No : 6 – 2015/5569
MAHKEMESİ : İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/10/2014
NUMARASI : 2014/34 (E) ve 2014/338 (K)
SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık Abdurrahman ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Yağma eyleminin, silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, birden fazla kişi tarafından, gece vakti ve konutta gerçekleştiğinin kabul edilip anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 149/1. maddesinin (a), (b), (c) ve (h) bentleri ile birlikte (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,

2-Sanığın, daha önce hakkında hüküm verilen ve yağma suçunu birlikte işlediği arkadaşı Gaffari Koğa’nın 24/12/2013 tarihli dilekçesinde, “katılanın tüm zararının ailesi tarafından kovuşturma aşamasında giderildiğini” belirttiği, yargılama
aşamasında ise katılanın dinlenmediğinin anlaşılması karşısında, öncelikli olarak katılanın duruşmaya çağrılarak zararının giderilip giderilmediği sorulup, sonucuna göre 5237 sayılı Yasa’nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık Abdurrahman ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.