YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5399
KARAR NO : 2016/4
KARAR TARİHİ : 20.01.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç örgütü kuruyucusu ve yöneticisi olmak, yağma ve yağmaya kalkışma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar … ve … savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Beraat hükümlerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması olanaklı bulunmadığından; sanık … savunmanının bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318 ve 421.maddeleri gereğince REDDİNE,
Sanık … hakkında, söz konusu suç örgütünün lideri olarak sanıkların eylemlerine azmettirici olmaktan tüm sanıklar için belirtilen sevk maddeleri ve 765 sayılı TCK’nın 64/2. maddesi eklenerek cezalandırılması istemi ile sanık .. … hakkında, mağdur …’ya yönelik eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCK’nın 495/1, 522. maddesinde düzenlenen yağmaya kalkışma; sanıklar … … hakkında, mağdurlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle 765 sayılı TCK’ nın 496, 495/1, 61, 522. maddesinde düzenlenen yağmaya kalkışma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2005 tarih 2005/515 hazırlık, 2005/401 Esas ve 2005/63 İddianame numarası ile cezalandırılmaları için iddianame düzenlendiği halde, söz konusu suçlar için hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
I-Sanık … hakkında, mağdur …’a yönelik yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Yağma suçunun silahla işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 765 sayılı TCK’nın 497/1. madde ve fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında, örgüt kurucusu ve yöneticisi olmak; sanık … hakkında, mağdur …’e yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık … hakkında mağdur …’a yönelik yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık … hakkında, mağdur …’ya yönelik yağma; sanıklar … ve … hakkında mağdur …’a yönelik yağmaya kalkışma suçlarından kurulan mahkumiyet kararlarının incelenmesinde;
Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık … hakkında mağdur …’a yönelik yağma suçu için kurulan hüküm yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan değerlendirilmede;
Sanıklara yükletilen dava konusu eylemlerin yasada öngörülen suç tiplerine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçların sanıklartarafından işlendiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca, cezaların doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar TCK’nın 53. maddesinin (1), (2)ve (3) fıkralarının uygulanmasına karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nın 53/1-b maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, …, … ve … savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık …’nin savunmanı Av. …’ in duruşmada ileri sürdüğü tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık … hakkında mağdur …’ a yönelik yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hüküm açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, “TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak yerlerine, “Sanığın, kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak, TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanması yönünden, (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına; aynı Kanunun 53/2. maddesinin uygulanması açısından, 53/1.maddesinin (a, c, d ve e) bentleri ile (b) bendinde yazılı seçme ve diğer siyasi hakları ve aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar kullanamamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında, mağdur …’e yönelik yağma ve sanık … hakkında, mağdur …’ya yönelik yağma suçlarından kurulan beraat kararlarına yönelik o yer Cumhuriyet Savcısının aleyhe temyiz istemi ile sanık … savunmanın vekalet ücretine ilişkin temyiz isteminin bulunduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
1- Mağdur …’in aşamalardaki ifadelerinde, 30.08.2004 günü gündüz saat: 08.00 sıralarında öldüğü için hakkında … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2013 günlü kararında düşme kararı verilen .. ve kimliği tespit edilemeyen üç arkadaşı ile aracını durdurarak silah tehditi ile… Mevkiinde ıssız bir yere götürüp, burada kendisine zorla 4 milyar TL’lik senet imzalattırıp, aracın ruhsatını, cep telefonunu ve cebinde bulunan 10.000.000 TL (10 YTL) parasını almaları eyleminde, sanık …’ün bulunmadığını belirttiği, ancak 2004 yılı Nisan veya Mayıs ayı içerisinde, mağdurun sanık …’ün kendisini tanıtmadan taksi istemesi üzerine … Mevkiine gittiği, burada bekleyen sanık … ve yanında bulunan üç kişinin silah tehditi ile … Mevkiine götürdükleri ve babasına ait … ilçesinde bulunan mobilyalı dairenin anahtarlarını zorla kendisinden alınması şeklinde gelişen olayda; mağdur, sanık …’in yanındaki bu üç kişiden birinin 12.02.2005 günlü Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesinde sanık …’in kardeşi olarak tanıdığını belirtmekle birlikte, aynı gün Cumhuriyet Savcılığınca gösterilen fotoğraflar içerisinde sanık …’ü teşhis ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık …’ün mağdur …’e yönelik eyleminin bir bütün halinde 765 sayılı TCK’ya göre 499/1- 2. cümlesindeki yağma suçunu oluşturduğu ve aynı eylemin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a, c, f, g, 53 ve 109/2-3, a, b, 53. maddelerinde karşılığını bulan yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarını oluşturduğu anlaşıldığı halde, olayların karıştırılması suretiyle kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine hükmedilmesi,
2-Katılan …, Yatağan ilçesinde esnaf olan … isimli şahıstan borç para alarak karşılığında ona 1.450.000,000.-TL (1.450.- YTL) bedelli senet düzenleyerek verdiği, ancak senedi zamanında ödemediği için …’ın, söz konusu senedi sanık … ve yanında bulunan şahıslara verdiği; 2003 yılının Ocak ayında katılanı, …’ın işlettiği kafeteryaya çağırdıkları ve daha araçtan inmeden bu borç nedeniyle konuşmak için çay ocağına gittikleri, burada … ve yanında bir kaç kişi daha olduğu halde, katılanın imzaladığı senedi çıkartıp göstererek, “Senetteki imza senin mi?” dediği; müştekinin senedin kendisine ait olduğunu söylemesi üzerine sanık…’ın, bir ayağı aksak olan müştekiye, “Senedin karşılığını hemen öde, yoksa seni vururuz, öbür ayağını da biz sakatlarız” deme suretiyle tehdit ettiği, daha sonra…’ın birkaç kere daha müştekiyi tehdit ettiği, müştekinin memleketine gidip parayı tedarik ederek…’a vermesi şeklinde gelişen olayda, katılanın Cumhuriyet Savcılığında 13.02.2004 günü sanıkların resimlerinin bulunduğu fotoğraf listesi gösterildiğinde,sanık …’ın resmini göstererek, … ile benim evime gelen şahıslardan birisidir. Ancak bu şahıs beni tehdit etmedi. Ancak … yanında duruyordu.” şeklinde teşhis ettiği; … Asliye Ceza Mahkemesinde talimatla alınan 26.05.2005 günlü ifadesinde, …birkaç sefer daha geldi, hatta bir seferde yanında fotoğrafında gösterilip teşhis ettiğim … vardı, ancak bu şahıs bana bir şey söylemedi” şeklinde teşhisini yenilediği; yine …’ın, sanık … ve yanındaki şahısların senedin parasını katılan …’dan temin ettikleri halde kendisine ödemede bulunmadıklarını iddia ederek … Cumhuriyet Başsavcılığının 26.04.2004 gün 2004/205 Hazırlık ve 2004/170 Takipsizlik kararına konu şikayetinde, “Katılan …’nın borçlu olduğu söz konusu senedi .. verdiğini, ancak 15 Ocak da kendisine ödenmeyi vaat ettikleri parayı ödemediklerini, bu nedenle …’ı bulduğunu, onunda kendisini … Askerlik Şubesinin karşındaki işhanında faaliyet gösteren trafik takip ve sigorta işleri yapılan … adındaki bir şahsın yanına götürdüğünü, …’ın da, bu işin peşini bırak, sonun kötü olur” şeklinde tehdit ettiğini söylemesi karşısında; sanık …’ın, katılan …’ya yönelik yağma suçunu işlediği anlaşıldığı halde, katılanın sonradan değiştirdiği ifadesine ve sanığın kaçamaklı savunmasına dayanmak suretiyle kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek beraatine hükmedilmesi,
3- Kabule göre de;
Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/son madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 20.01.2016 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’in katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.