YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6727
KARAR NO : 2015/43799
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
Tebliğname No : 6 – 2015/104641
MAHKEMESİ : İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi (Kapatılan İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi)
TARİHİ : 25/04/2013
NUMARASI : 2011/437 (E) ve 2013/518 (K) – (2011/173 E, 2013/60 K)
SUÇLAR : Yağma, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar Y.. T.., A.. E.., Y.. İ.., O.. E.., K.. Ç.. savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık A.. E.. hakkında, yakınanlar M.. K.. ve S.. M..’ye yönelik yağma suçları ile yakınan B.. A..’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu; sanık O.. E.. hakkında, yakınan A.. K..’e yönelik yağma suçu ile sanık K.. Ç.. hakkında, yağma, mala zarar verme ve tehdit suçlarından hükmolunan cezaların miktarına göre, sanık savunmanlarının bu suçlar yönünden duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca; yakınan C.. C..’ın sanık T.. Y.. lehine hükmü temyiz etmesinde yasal dayanak bulunmadığından; sanıklar M.. Y.. ve G.. F.. savunmanlarının ise temyizlerinin, “beraat“ ve “düşme“ kararının gerekçesine yönelik olmadığı ve kararı temyiz etmelerinde hukuki yararları da bulunmadığınının anlaşılması karşısında; temyiz istemlerinin CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanık T.. Y.. hakkında, yakınan A.. K..’e karşı işlemiş olduğu yağma suçu ile yakınan M.. S..’a yönelik tehdit suçu;
Sanık O.. E..’in yakınan A.. K..’e karşı işlemiş olduğu yağma suçu;
Sanık K.. Ç..’ın yakınanlar C.. O.., S.. M.. ve C.. C..’a karşı işlemiş olduğu yağma suçu, yakınan C.. O..’na karşı işlemiş olduğu mala zarar verme suçu, yakınan B.. A..’a karşı işlemiş olduğu tehdit suçu;
Sanık A.. E..’in yakınanlar B.. A.., S.. M.. ve M.. K..’a karşı işlemiş olduğu yağma suçu, yakınan B.. A..’a karşı işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu;
Sanık E.. İ..’in yakınanlar B.. A.. ve M.. K..’a karşı işlemiş olduğu yağma suçu, yakınan B.. A..’a karşı işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile 6136 sayılı Yasaya muhalefet etme,
Sanık Y.. T.. hakkında yakınan C.. C..’a yönelik yağma suçundan verilen kararların incelenmesinde;
Soruşturma ve kovuşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede:
Yakınan C.. O..’ya yönelik yağma suçunun silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yanı sıra (a) bendiyle de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, bu hususların dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi; yakınan M.. K.. ve S.. M..’ye yönelik yağma suçlarının silahla, işyerinde ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (d) bendlerinin yanı sıra (a) bendiyle de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi; sanık E.. İ..’in yakınan B.. A..’un özgürlüğünü iki kez kısıtladığı halde bir kez cezalandırılmasına karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklara yükletilen dava konusu yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, mala zarar verme, 6136 sayılı Yasaya muhalefet etme ve tehdit eylemlerinin yasada öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği,
İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanık tarafından işlendiği,
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği,
Yasal ve takdiri arttırıcı ve indirici nedenlerin gözetildiği,
Duruşma sonunda oluşan vicdani kanı ve uygulama maddeleri uyarınca cezanın doğru olarak belirlendiği anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanık için baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretlerinin sanıklardan alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretlerin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar K.. Ç.., E.. İ.. ile sanıklar T.. Y.., O.. E.. ve K.. Ç.. savunmanları ile sanık A.. E.. savunmanı Av.İ.. Ş.. ve sanık Y.. T.. savunmanı Av. Ö.. B..’ın temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdükleri savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık Y.. T.. hakkında yakınan C.. C..’a yönelik yağma suçu ve sanık A.. E..’in yakınan B.. A..’a yönelik yağma suçundan duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “zorunlu savunman giderinin sanıklardan alınmasına” ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık T.. Y.. hakkında, yakınan A.. K..’e karşı işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sanıklar T.. Y.. ve Y.. İ.. haklarında, yakınan C.. C..’a yönelik yağma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınan A.. K..’in aşamalarda verdiği ifadelerinde sanıklar Turgay ve Burhan’ın kendisini götürdükleri yerde tehdit edip para istedikten sonra, birşey yapmadan aldıkları yere geri bıraktıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında TCK’nın 110.maddesinin uygulanmaması,
2-a-Yakınan C.. C..’ın kollukta verdiği ifadesinde “…işyerimde bulunuyordum. Saat: 15,30 sıralarıydı Y.. T.. beni Turistik parka çağırdı ben parka gittiğimde daha önce kendisini tanıdığım ve samimi arkadaşım olan Y.. İ.., B.. Ç.. ve beni çağıran Y.. T.. birlikte bir masada oturuyorlardı, bende yanlarına oturdum, Y.. T.. bana hitaben ‘Cezaevinde arkadaşlarının olduğunu, bunlara yardım edeceğimizi, bizimde yardım yapmak için elimizi taşın altına koymamızı’ istedi bende kesinlikle sizlere yardımcı olamam benim işyerime gelip müşterilerimi tedirgin etmek için silah sıkan şahıslara yardımcı olamam dedim, bu arada arayı bulmak için yanlarında birlikte getirdikleri Y.. İ.. bana hitaben ‘Coşkun bunlara bir seferlik 500.- TL yardım edelim, sizleri rahat bıraksınlar yoksa olacaklara ben de sahip çıkamam’ dedi ben de kesinlikle olmaz ben para veremem dedim, şahıslar oturduğumuz masadan kalkıp Yaşar’ın yanında bana hitaben ‘bundan sonra olacaklardan kendin sorumlusun biz sorumlu değiliz,’ deyip ayrıldılar ben Y.. İ.. ile birlikte işyerime gittim bana Yaşar ben bu şahıslarla konuşurum, Emniyete kesinlikle bir bilgi verme yoksa bu şahısları bende engelleyemem dedi bende işyeri sahibi olmam nedeni ile zarar gelir düşüncesiyle Emniyete bildirmedim bir daha da Y.. T.. ile B.. Ç.. işyerime de gelmedi bendende para istemediler. Son günlerde çalıştırdığım lokantaya gelen tanımadığım şahısların bedava yemek yiyerek para vermeyip işçilerimi ve Müdürümü tehdit etmeleri, haraç para istemeleri, verilmediği takdirde işyerimde kavga çıkarıp müşterilerimi rahatsız etmelerinden dolayı bu işyerini devir etmek istedim. Bu durumları arkadaşım Y.. İ..‘e anlattım, oda ‘ben lokantayı almaya talibim’ dedi, tarihten 20 gün önce Y.. İ.. yalnız olarak bana ait Et İmalat ve Sucuk Üretim yerine geldi saat: 16,30 sıralarıydı yanımda eşim Ceylan Can ile bulunuyordum, aramızda pazarlık yaptık 60.000.-YTL. peşin olarak anlaştık, paramın tamamı verilecekti ben işyerimi Yaşar’a devir edecektim. Anlaşma gereği 27.10.2006 günü bana kaparo olarak 10.000.-YTL. para getirecekti, aynı gün getiremedi 28.10.2006 günü getirdi bende parayı almadım işyerimi satmaktan vazgeçtiğimi söyledim, Y.. İ.. bana kızdı bana hitaben ‘bu alışveriş bitmiştir, kesinlikle vazgeçemezsin, vazgeçsen de burayı bir daha çalıştıramazsın, bundan sonra olacaklardan ben sorumlu değilim, kendi başının çaresine bak’ dedi, Yaşar’ın bu tehdidine ben şaşırdım. Sanki etrafımda bu işyerini almak için planlı olarak Y.. T..’a B.. Ç..’e ve daha tanımadığım
şahısları bana, işyerime ve çalışanlarıma yönlendirip planlı bir şekilde beni korkutup yıldırma bu işyerini benden alma girişiminde olduğunu hissettim.…” şeklinde beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık Y.. İ..’in yağma eyleminin kalkışma aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan ceza tayini,
b-Yakınan C.. C..’ın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında verdiği ifadelerinde sanık T.. Y..’ın diğer sanıklarla birlikte kendisini tehdit ederek para istediğine dair bir beyanının bulunmadığı gibi adı geçen yakınanın yargılamadan sonra verdiği dilekçesinde sanık T.. Y..’ın arkadaşı olduğunu, kendisine karşı bir eyleminin olmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık T.. Y..’ın C.. C..’a karşı yağma suçunu işlediğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğunun karar yerinde tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık T.. Y.. savunmanı ve sanık Y.. İ.. savunmanı Av.C.. Ö..’in duruşmada ve temyiz dilekçelerinde ileri sürmüş oldukları temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık Y.. İ..’in yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesi gereğince yakınan A.. K..’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönündeki bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık B.. Ç..’e sirayetine ilişkin oybirliğiyle alınan karar 07/10/2015 günü Yargıtay Cumhuriyet Savcısı.. katıldığı oturumda sanıklar ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.