Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2017/1211 E. 2019/4165 K. 04.07.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1211
KARAR NO : 2019/4165
KARAR TARİHİ : 04.07.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1)Sanıklar … ve …’nin olay tarihinde yakınanın oturduğu apartmanın önüne birlikte geldikleri, sanık …’in apartmanın 5. katına şahsi çeviklik ile tırmanıp açık olan balkon kapısından yararlanıp mağdura ait 15 nolu bağımsız bölüme girip 1 adet cep telefonu ve 45 TL parayı aldığı, durumu fark eden yakınanın bağırması ile sanık …’in balkona yönelip aynı yöntemle alt kat balkonlarına ulaşıp aşağı indiği, bu arada balkona çıkan mağdurun olanları izlediği sırada sanık …’in suç arkadaşı diğer sanık …’in binanın önünde yakınanın olduğu yöne doğru taş attığı, yakınanın sanıkların kaçış yönünü izlemeyi bırakıp içeri girip polise müracaat ettiği, sanık …’in attığı taşlardan herhangi birinin yakınana ve/veya onun bulunduğu 5. kat balkonuna ulaştığı yönünde dosyada bir açıklık da bulunmadığı gözetildiğinde, sanıkların hırsızlık olarak başlayıp sanık …’in mal üzerinde hakimiyetinin oluşmasından sonra sanık …’in mevcut koşullara göre bulunduğu yerden attığı taşın binanın 5. katına ve/veya bu noktada bulunan mağdura ulaşmasının fiziken ve pratikte olanaklı olmadığı dikkate alındığında, anılan hareketin bu bağlamda nitelik ve nicelik bakımından da yağma suçlarında aranan cebir, şiddet, tehdit boyutuna ulaşmadığı, hal böyle olunca, sanıklar hakkında hırsızlık, müessir fiile teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından hüküm kurulması ile yetinilmesi gerekirken yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,

2) Kabule göre de;

a-Olay tarihinde sanıkların hırsızlık olarak başlayıp yağmaya dönen eylemlerinin 765 sayılı TCK’nin 495/2. maddesinde anlamını bulan dolaylı yağma suçunu oluşturup 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’da ise bu suça yer verilmediğinin gözetilmemesi,

b-24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesinde yazılı, “Seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve savunmanı ile sanık … savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 04/07/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.