YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/655
KARAR NO : 2019/3931
KARAR TARİHİ : 24.06.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 06/10/2008 gün, 2008/338 -2008/360 sayılı karar ile, sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 141/1, 143, 31/3, 168/2 ve 62. maddeleri uyarınca 4 ay 13 gün hapis cezası verilip, 5395 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında, 3 yıl denetim süresi öngörülüp, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 14/10/2008 tarihinde kesinleştiği;
Sanığın deneme süresi içinde kalan 05/03/2009 tarihinde işlediği suç eşyasının satın alınması suçu ile ilgili olarak Mersin 1. Çocuk Mahkemesinin 22/05/2009 tarih ve 2009/101 esas, 2009/320 sayılı kararı ile; sanık …’ın suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nin 165. maddesi uyarınca 3 Ay 10 gün hapis ve 33 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuğa hükmedilen adli para cezasının 1 günü 20 TL’ den 660,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, suça sürüklenen çocuğun verilen kısa süreli hapis cezasının kişiliğine, yaşına ve sosyal ekonomik durumuna göre 1 günü 20,00 TL’den 2000,00 TL hapis cezasına seçenek adli para cezasına çevrilmesine, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili olarak ihbarda bulunulmasına karar verildiği ve bu kararın da 01/06/2009 tarihinde kesinleştiği,
Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava dosyası yeniden ele alınıp, 22/03/2011 günlü karar ile açıklanması geri bırakılan 06/10/2008 günlü hükmün açıklandığı, sanık … savunmanınca anılan karara karşı usulüne uygun olarak temyiz davası açıldığı ve anılan kararın Yargıtay 6. Caze Dairesinin 24.02.2016 günlü kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine yapılan yeniden yargılama sonucunda sanık hakkında Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/06/2016 günlü, 2016/129 esas, 2016/260 sayılı kararı ile 4 ay 13 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı olayda;
Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun 01.03.2016 tarih, 2015/3-599 esas, 2016/99 karar sayılı ilamında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin davalarda dava zamanaşımı süresinin ne zaman duracağı ve ne zaman işlemeye başlayacağını tartışmıştır. Anılan kararda; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde denetim süresi sonunda, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde ise yeni suçun işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte dava zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayımızda; hırsızlık suçunun zamanaşımı süresi TCK’nin 66. maddesinde 8 yıl olarak öngörülmüş olup, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda olan sanık … hakkında zamanaşımı süresi, bu sürenin üçte ikisi olan 5 yıl 4 ay olup, olağanüstü hallerde yarısına kadar; yani 7 yıl 12 aya kadar uzayacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan kararı ışığında; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği tarih olan 14/10/2008 tarihi ile sanığın 2. suçu işlediği tarih olan 05/03/2009 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 4 ay 21 gün süreyle durduğunun kabulü gerektiğinden, bu sürenin olağanüstü zamanaşımı süresine eklenmesi halinde, sanık hakkında açılmış bulunan kamu davasında olağanüstü zamanaşımı süresinin 28.11.2016 tarihinde (inceleme tarihinden önce) dolmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24/06/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.