Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2017/74 E. 2019/3755 K. 25.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/74
KARAR NO : 2019/3755
KARAR TARİHİ : 25.06.2019

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık … hakkında, 15.12.2000 tarihli eylemi nedeniyle açılan kamu davasını yürüten İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 05.11.2008 gün ve 2001/78 esas, 2008/157 karar sayılı ilamı ile; mağdur …’a yönelik silahla yağmaya kalkışma suçundan, 8 ay 10 gün hapis cezası; mağdur …’a yönelik yağma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası belirlenip, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanığın 3 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, anılan kararın, itiraz edilmeden 13.11.2008 tarihinde kesinleştiği;
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1017 esas ve 2013/438 karar sayılı dava dosyasından gönderilen ihbar yazısında; 09.01.2011 tarihinde işlediği kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından yapılan yargılama neticesinde, sanık … hakkında 21.05.2013 günlü mahkumiyet hükmü kurulduğunun belirtildiği;
Anılan hükmün 19.06.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine, 05.07.2013 tarihinde düzenlenen tensip tutanağı ile dava dosyasını yeniden ele alan İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; 29.12.2015 gün, 2013/160 esas ve 2015/402 karar sayılı ilam ile, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan ilk hükmün açıklandığı;
Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu’nun 01.03.2016 tarih 2015/3-599 Esas, 2016/99 Karar sayılı ilamında; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde denetim süresi sonunda, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde ise yeni suçun işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte dava zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar” hükmüne yer verilmiştir.
Suç tarihinde 12- 15 yaş aralığında bulunan sanığın, mağdur …’a yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK’nin 497/1, 59, 61.; mağdur …’a yönelik eylemine uyan 765 sayılı TCK’nin 495/1, 59. maddelerinde belirtilen yağma suçları için öngörülen cezaların türleri ve üst sınırlarına göre, aynı Yasanın 102/3, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nin aynı suçlara uyan 148/1, 149/1-a, 35, 31/2, 62, 66/1-d-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu;

Sanık …’in eylemleri bakımından 5237 sayılı TCK’nin 66/1-d maddesinde 15 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; yaş küçüklüğü nedeniyle aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sanık hakkında olağan zamanaşımı süresinin, anılan sürenin yarısı olan 7 yıl 6 ay olduğu; TCK’nin 67/4. maddesine göre de, kesinti halinde zamanaşımı süresinin en çok yarısına kadar, yani 11 yıl 3 aya kadar uzayacağının anlaşıldığı;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan kararı da dikkate alındığında; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği tarih olan 13.11.2008 tarihi ile sanığın 2. suçu işlediği tarih olan 09.01.2011 tarihi arasında dava zamanaşımı süresininin 2 yıl 1 ay 26 gün süreyle durduğunun kabulü gerektiğinden, bu sürenin olağanüstü zamanaşımı süresine eklenmesi halinde, sanık hakkında açılmış bulunan kamu davasında olağanüstü zamanaşımı süresinin 11.05.2014 tarihinde, temyiz davasına konu karar tarihi olan 29.12.2015 gününden önce dolmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı
CMUK’un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.