YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/932
KARAR NO : 2019/3759
KARAR TARİHİ : 25.06.2019
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Türkiye Cumhuriyet Anayasasının 90. maddesine göre iç hukuk hükmünde olan ve 27/01/1995 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 20/11/1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 40, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35., Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri dikkate alınıp, suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan sanık … hakkında 5395 sayılı Kanunun 35. maddesinin emredici hükmü uyarınca sosyal inceleme raporunun alınmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yağma suçunun konusunu oluşturan para miktarlarının değerlerinin az olduğu, bu haliyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık …’ın, mağdur …’e yönelik 18.04.2008 tarihinde gerçekleştirdiği yağma eylemi sırasında kullandığı suç konusu bıçağın, 25.12.2008 gün, 2008/235 esas, 2008/372 sayılı karar ile; TCK’nin 149/1-a, 31/2, 168/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası tayin edilip, TCK’nin 51/1. maddesi kapsamında cezanın ertelendiği, suçta kullanılan eşyanın TCK’nin 54/1. maddesi gereğince müsaderesine hükmedildiği; anılan hükme karşı sanık savunmanınca açılan temyiz davasını inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 24/06/2014 gün, 2012/1967 esas ve 2014/13128 karar sayılı ilamı ile; “1) Yağma suçunun konusunu oluşturan para miktarının değerinin az olduğu, bu haliyle 5237 sayılı TCK’nin 150/2.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2) 03.05.1993 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını bitirmemiş olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulması” gerekçesi ile bozulduğu; bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde verilen 21/10/2014 gün, 2014/320 esas ve 2014/427 sayılı karar ile; sanığın anılan eylemi nedeniyle, TCK’nin 149/1-a, 150/2, 31/2, 168/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası belirlenip, CMK’nin 231/5. madde gereğince 3 yıl denetim süresi öngörülmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ancak, bu suçta kullanılan ve emanetin 2008/1837 sırasında kayıtlı eşya ile ilgili bir müsadere kararı verilmediği;
21/10/2014 günlü açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde, Mahkemesince dosya yeniden ele alınıp, duruşma açılmak suretiyle, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet hükmü ile birlikte suç konusu eşya ile ilgili müsadere kararı verebileceği düşünülmeden, temyiz davasına konu 29.04.2008 ve 30.04.2008 tarihli olaylarda kullanılmayan suç eşyasına ilişkin yazılı şekilde müsadere kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25/06/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.