YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2850
KARAR NO : 2020/3548
KARAR TARİHİ : 20.10.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre; gece vakti suç işleyen ve hakkında TCK’nin 143/1. maddesi ile uygulama yapılan sanığın eyleminin, 5271 sayılı Yasanın 253. maddesi kapsamına girmediği; kaldı ki, ilk derece Mahkemesi tarafından, 5271 sayılı Kanunda yapılan değişiklik nedeniyle işlem yapılıp, tarafların uzlaşamadıklarına dair raporun da dosya arasına alındığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
I-) 5271 sayılı CMK’nin 307/2. maddesinde, “Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir.Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir.” biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, sanık …’tan, aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan yasa maddesine aykırı davranılması,
II-) Kabul ve uygulamaya göre;
1- Suç konusu cep telefonunu, mağdur …’nün üzerini aramak suretiyle, cebinden alan sanıklar hakkında TCK’nin 142/2-b maddesi ile uygulama yapılması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde basit hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
2- Suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum olmayan sanıklar hakkında hükmolunan 8 ay 10 günlük kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi gereğince aynı maddenin birinci fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … savunmanlarının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanıkların ceza süreleri bakımından kazanılmış haklarının korunmasına, 20/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.