Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/1373 E. 2021/3886 K. 04.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1373
KARAR NO : 2021/3886
KARAR TARİHİ : 04.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, tehdit, hakaret, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilâmda, sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesindeki suçu oluşturduğu ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik TCK’nın 75. maddesi gereğince 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde düzenlenen bu suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle, bu ilâmla ilgili uyarlama yargılaması yapılarak tekerrüre esas alınıp alınmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I- Sanıklar …, …, … ve … hakkında, katılan …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin; sanıklar … ve … hakkında, 6136 SK’na aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin ve sanık … hakkında, 6136 SK’na aykırılık suçundan kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanık …’nın işlemeyi azmettirdiği katılan …’e yönelik yağma suçunun icrasına diğer sanıklar …, …, … ve … ile birlikte katıldığının anlaşılması karşısında; failliğin şerikliğe önceliği prensibi nedeniyle, sanık …’nın şeklî bir suç olan 6136 SK’na aykırılık suçuna azmettirmeden beraati isabetli görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre, O yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar …, …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usûl ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar … hakkında, katılan …’e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile mağdur …’a yönelik kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabul ile nitelendirmede usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’nın mahkemece tekerrüre esas alınan Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/354 Esas ve 2011/497 Karar sayılı ilâmında tekerrür uygulandığı, ancak mezkûr ilâm açısından tekerrüre esas alınan Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/844 Esas ve 2005/72 Karar sayılı ilâmında 06.05.1988 doğumlu sanığın çocuk olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında koşulları oluşmadığı hâlde ikinci kez mükerrirlik uygulaması yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarından sanık …’nın 2. kez mükerrirliğine ilişkin bölümlerin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında, katılan …’e yönelik hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün; sanıklar …, …, …, … ve … hakkında, katılan …’e yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan beraat hükmünün ve sanık … hakkında, katılan …’e yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar …, … ve … hakkında, aynı katılana yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
1- Oluş ve dosya kapsamına göre; katılanın arkadaşı olan tanık …’ın bir suçtan cezaevine girdiği ve katılandan gerçeklerin ortaya çıkarılması hususunda yardım istediği, katılanın yardım için arkadaşı …’ye durumu anlattığı, bu konuşmayı duyan sanık …’nın şahıslara mes’eleyi çözebileceğini, ancak bunun için 10.000 TL istediğini söylediği, 7.000 TL üzerinde anlaşmanın sağlandığı, bu kapsamda sanık …’nın, …’nün tanıdığı olan mağdur …’a ulaştığı, zira tanık …’ın dosyasındaki mağdurenin bu şahsın yanında kalmakta olduğu, mağdur …’ın, sanık …’nın cebir ve tehdidi sonucunda, tanık …’ın dosyasındaki mağdureyi ifade değiştirmeye ikna edip getireceği yönünde taahhütte bulunduğu, lâkin bunu yapmadan kaçıp kurtulduğu, yine de sanık …’nın katılanın arkadaşı olan …’ye, işi hallettiklerini, katılanın parayı hazır etmesi gerektiğini bildirdikleri, bunun üzerine sanıklar …, …, …, … ve …’in katılanı bildirdiği yerden araçla alıp Malatya – Adıyaman karayolundaki tenha bir kulübeye götürdükleri, kulübeye girildiğinde sanık …’nın ele geçmeyen tek kırma av tüfeğini katılana doğrultarak, parayı getirip getirmediğini sorguladığı, katılan tarafından mes’elenin çözülmediğinin ifade edildiği, bunun üzerine sanık …’nın, katılana küfür edip tekme atarak söylenenlerin kendisini bağlamadığını, sorunu ister çözüp ister çözmeyeceklerini, bu durumun kendi sorunları olduğunu ifade ettiği, katılanın kendisini vurmasını sanık …’ya söylemesi üzerine, sanık …’nın zaten vuracağını ifade ettiği, katılan tarafından silâhın alınması için hamle yapıldığı, bu anda diğer sanıklar … ve …’in, katılanın kollarına girdikleri ve sanık …’nın silâhı katılanın kafasına vurduğu, sanık …’nın istemi üzerine katılanın diğer sanıklar Ahmet ve Sait tarafından kulübe dışına çıkarıldığı, dışarıda sanık …’nın tüfeği katılana tekrardan doğrulttuğu, hattâ tüfeğin namlusunu katılanın başına dayayarak havaya doğru ateşleyip korku oluşturduğu, ardından katılanın sanık … tarafından yumrukla darp edildiği, katılanın basit tıbbî müdahale ile giderilebilir düzeyde yaralandığının rapor edildiği, devamla sanık …’nın, sanık …’a senet çıkarmasını söylediği, nitekim senetlerin çıkarıldığı, katılandan senet alındığı, parayı ödemeden kulübeden çıkamayacağının da kendisine söylendiği, daha sonra katılanın köyden para ayarlayabileceğini söylemesi üzerine sanıkların ve katılanın tekrardan gelinen araca bindikleri, sanık …’ın araç içerisinde tabancasını sanık …’e verdiği, sanık …’nın da sanıklar … ile …’a katılanı kastederek “parayı almadan bırakmayın” dediği, bilâhare katılan ile sanıklar … ile…ın araçtan indikleri, ancak şehir merkezinde katılanın sanıklar … ile …’dan ayrılıp polisi aramayı başardığı olayda; sanıkların eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilerek, tüm sanıkların bu suçtan mahkûmiyetleri yerine, mahkemece eylemin bölünerek, sanıklar hakkında yağma suçundan beraat, sanıklar …, … ve … hakkında kasten yaralama suçundan ve sanık … hakkında da ayrıca tehdit suçundan mahkûmiyet verilerek, iki kesin sonuç doğuracak ve infazda tereddütlere yol açacak şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık … hakkında, katılan …’e yönelik hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmü bakımından, katılanın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadeleri açıklattırılarak, kendisine sanık … tarafından ne şekilde hakaret edildiğinin denetime olanak sağlayacak şekilde hükmün gerekçesinde gösterilmemesi ve adı geçen sanığa yüklenen eylemin kulübe içerisinde gerçekleştirilmiş olması nedeni ile âleniyetin koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde TCK’nın 125/4. maddesi ile uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmiş olması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3- Sanık …’nın mahkemece tekerrüre esas alınan Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/354 Esas ve 2011/497 Karar sayılı ilâmında tekerrür uygulandığı, ancak mezkûr ilâm açısından tekerrüre esas alınan Malatya Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/844 Esas ve 2005/72 Karar sayılı ilâmında 06.05.1988 doğumlu sanığın çocuk olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında koşulları oluşmadığı hâlde ikinci kez mükerrirlik uygulaması yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar … ve … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 04/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.