YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1376
KARAR NO : 2021/3372
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Mala zarar verme, silahla tehdit, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs, kasten nitelikli yaralama, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Hükmün o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından, sanık … yönünden mala zarar verme, silahla tehdit, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarından verilen beraat kararları aleyhine, kasten nitelikli yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde sanık lehine; sanık … yönünden ise silahla tehdit, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarından verilen beraat aleyhine ve kasten nitelikli yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün ise lehe/aleyhe olarak temyiz edildiği anlaşılmakla,
I- Sanıklar … ve … hakkında yağma ve silahla tehdit suçlarından verilen beraat kararı ile sanık … hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde,
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık … müdafisi ile o yer cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs ve sanık … hakkında mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararı ile sanıklar … ve … hakkında kasten nitelikli yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, incelenmesinde ise,
1- Oluş ve dosya kapsamına göre, katılanan aşamalarda tutarlılık gösteren beyanlarında özetle; “ anons edilmem üzerine nizamiye noktasına gittim.. sanıkları gördüm bana otur lan şuraya dedi yakamdan tuttu çekti gözlüğüm düştü almak istedim sanık … ayağıyla basarak kırdı.. kapıya doğru yöneldim … beni tuttu.. kapıya doğru yönelik olduğum için sırtım …’a dönüktü belimdeki polislikten kalma ruhsatlı silahımı aldı ağzına mermi sürdü silahı kafama dayadı ne yaptığını sordum seni vuracağım dedi … kollarımı tuttu..bu arada silah bir el ateş aldı.. sağıma soluma ateş etti yere yat dedi yatmadım… bunu arabaya al dedi … kollarımı arkadan tutmuş … kafama silah dayamış şekilde araca gittik, bana …’ı ara dedi silah patlamadı diye küfür etti .. … aracın kapılarını açtı kapı sürgülü olduğu için ben girmemek için direndim.. direnince … kafama silahın kabzası ile vurdu yine binmedim beni yere düşürmek istediler vurarak .. aşırı kanama olunca silahımı alıp kaçtılar” şeklinde bayanda bulunduğu; tanık …’ın olaydan hemen sonra 25.1.2014 günü saat 17.20’de alınan kolluk ifadesinde özetle, “.. sanıkların mağduru zorla Citroen marka araca doğru götürdüklerini gördüm …’un elinde silah vardı, mağdurun kafası kanıyordu, ancak müdürümüzü araca bindiremediler Müdürümüz kafasından yaralanmış bir şekilde geri geldi” sanık …’in ise 25.1.2014 tarihli kolluk ifadesinde özetle; “.. … mağdurun yakasından çekti gözlük düştü mağdur almak isterken … gözlüğe basarak kırdı ve mağdurun belindeki silahı aldı, nizamiyenin dışına doğru bir el atış etti, ben mağduru dışarı çıkarmaya çalıştım, dışarıda … mağdurun ayağının dibine 2-3 el ateş etti, site sakinlerinin geçtiğini görünce aracın oraya geçelim dedim itişmeler aracın oraya kadar devam etti ben mağdura abi geç arabaya otur dedim, mağdur binmeyince … ateş etmek istedi silah tutukluk yaptı, … silahın kabzası ile mağdurun kafasına vurmaya başladı” şeklindeki beyanlarıyla katılanın anlatımlarını doğruladıklarının anlaşılması karşısında; sanık …’un mala zarar verme suçundan, sanıklar … ve …’in kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarından, mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanıklar … ve … hakkında kasten nitelikli yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmündeki kabule göre de;
a- Katılan hakkında Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 30.01.2014 tarih ve 2014/2946 sayı ile düzenlenen raporda “Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı..vücuttaki kemik kırılmasının hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu” tespit edildiği halde, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1-3(e), 87/3. maddeleri gereğince cezalandırılmaları yerine, aynı yasanın 86/1-3(e), 87/1-d-son maddelerince uygulama yapılması,
b- Sanık …’ın olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde suça katılıp, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında, kasten yaralama suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesi uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı gözetilmeden, yardım eden sıfatı ile sorumlu olduğu gerekçesi ile aynı Yasa’nın 39. maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini,
c- Katılanın olayın başlangıcına ilişkin tüm aşamalardaki istikrarlı beyanının sanık …’in tüm aşamalardaki beyanı, tanık Serpil’in soruşturma aşamasındaki beyanı ile paralel olduğu, bu beyanlarda katılanın sanık …’a küfür ettiğinin belirtilmediği aksine sanık …’un sinirli bir şekilde kulübeye girip masayı dağıttığı ve katılanı yakasından çektiğinde yere düşen gözlüğü ayağıyla kırdığı, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığına dair delil bulunmadığının anlaşılması karşısında; haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, TCK’nin 29/1. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının, sanık … ve müdafisi ile sanık … müdafisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nin 307/5 maddesi (1412 sayılı CMUK 326/son) gereği sanık …’un kasten nitelikli yaralama suçundan kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.02.2021 tarihinde yağma suçu yönünden oy çokluğuyla, diğer hükümler yönünden ise oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY :
Dosya kapsamına göre … isimli güvenlik şirketinde çalışmakta iken iş akti feshedilen sanık …’ın diğer sanık … ile birlikte işyerine giderek aynı işyerinde güvenlik müdürü olarak çalışan katılanı yanlarına çağırdıkları, sanık …’un katılana “otur lan şuraya, gözlüğünü çıkar” şeklinde sözler sarfettiği, sanıkların kavga etme niyetinde olduğunu anlayan katılanın işten ayrılıyorum diyerek uzaklaştığı sırada sanık …’un katılanın yakasından tutarak kendisine doğru çekmesi nedeniyle katılanın gözlüğünün yere düştüğü, eğilip almaya çalıştığı sırada sanık …’un gözlüğe basarak kırdığı, katılanı yakasından tutarak kaldırmaya çalıştığı, katılanın gitmek için kapıya yöneldiği esnada diğer sanık …’in katılanı tuttuğu, sanık …’un katılanın belindeki ruhsatlı silahını alarak kafasına dayadığı, bu sırada silahın bir el ateş aldığı, katılanı dışarı çıkardıkları esnada sanık …’un katılanın ayaklarına doğru iki el ateş ettiği, katılanı zorla geldikleri aracın yanına götürüp bindirmeye çalıştıkları, katılanın binmemek için direnmesi üzerine sanık …’un silahın kabzasıyla katılanın kafasına vurması nedeniyle kafasında aşırı bir kanamanın meydana geldiği, bunun üzerine sanıkların olay yerinden ayrıldığı, katılanın basit tıbbi müdahele ile giderilemeyecek nitelikte ve kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, olaydan yaklaşık 30 dakika sonra sanık …’in güvenlik şirketine ait araçla olay yerine geldiği, polis memurlarınca sorulduğunda silahın aracın torpidosunda olduğunu söylediği, katılana ait silahın bu şekilde emniyet mensupları tarafından teslim alındığının anlaşılması karşısında, sanıkların TCK’nın 149/1-c-d maddesinde tanımlanan yağma suçunu işledikleri, silahın olaydan sonra iadesinin suçun sübutuna etkisinin bulunmadığı, sanıkların kastının belirlenmesinde esas alınamayacağı ancak, TCK’nın 168. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yağma suçundan sanıkların beraatine ilişkin yerel mahkeme kararının onanmasına dair I numaralı sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.