YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1607
KARAR NO : 2021/3370
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde, nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre, poşet içerisinde bally denen uyuşturucu maddeyi çekmekte olan suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın, mağdurun önünü kesip durdurdukları, para istedikleri, mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine, suça sürüklenen çocuk …’ın mağdura tokat atıp yumruk vurduğu, mağdura hitaben “parayı çıkar lan seni öldürürüz” dedikleri, mağdurun tekrar parasının olmadığını söylediği, suça sürüklenen çocukların mağdura sinkaflı sözlerle hakaret ettikleri, suça sürüklenen çocuk …’ın belinden çıkardığı bıçağı mağdura doğrultarak “çıkart lan parayı” demesi üzerine korkan mağdurun cebinde bulunan 6,5 TL yi suça sürüklenen çocuk …’a verdikten sonra olay yerinden kaçarak polis merkezine gelerek müracaatta bulunduğu şeklinde gerçekleşen olayda; özgüledikleri kastlarına göre suça sürüklenen çocukların, mağdura yönelik eylemleri nedeniyle haklarında TCK’nın 149/1-a-c-h maddesine uyan nitelikli yağma suçundan mahkumiyet hükmü verilmiştir. Herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır.
TCK’nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
TCK’nın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da -suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Y.C.G.K.’nın 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilâveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
TCK’nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
TCK’nın 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, TC Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hakim, TCK’nın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, suç tarihi, 18.05.2013, suç konusu yalnızca 6,5 Türk lirasıdır. Esasen suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuklar, madde bağımlısı olmaları nedeniyle tedaviye muhtaçtırlar. Bütün bu hususlar paranın satın alma gücü ve ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuklara verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
Olay tarihinde bıçak tehdidiyle ve darp ettikleri mağdurun 6,5 TL parasını yağmalayan suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 150/2 maddesiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafisi ile suça sürüklenen çocuk … müdafisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 307/5 maddesi (1412 sayılı CMUK’un 326/son) gereği suça sürüklenen çocukların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 24.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
5237 sayılı TCK’nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Malın değerinin azlığı” kavramında yasa koyucunun amacı ve suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinimi kadar, değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği; somut olayda poşet içerisinde bally denen uyuşturucu maddeyi çekmekte olan suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın, mağdurun önünü kesip
durdurdukları, para istedikleri, mağdurun parası olmadığını söylemesi üzerine, suça sürüklenen çocuk …’ın mağdura tokat atıp yumruk vurduğu, mağdura hitaben “parayı çıkar lan seni öldürürüz” dedikleri, mağdurun tekrar parasının olmadığını söylediği, suça sürüklenen çocukların mağdura sinkaflı sözlerle hakaret ettikleri, suça sürüklenen çocuk …’ın belinden çıkardığı bıçağı mağdura doğrultarak “çıkart lan parayı” demesi üzerine korkan mağdurun cebinde bulunan 6,5 TL’yi suça sürüklenen çocuk …’a verdikten sonra olay yerinden kaçarak polis merkezine gelerek müracaatta bulunduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocukların özgülenen kastının mağdurun üzerindeki tüm parasını almaya yönelik olduğu, nitekim önceki bozma ilamında bu hususun bozma sebebi de yapılmadığı nazara alındığında TCK’nın 150/2. maddesinin uygulanma şartları oluşmadığından aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.