YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2001
KARAR NO : 2021/4806
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla ve birden faza kişi ile birlikte tehdit, silahla kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1) Sanık … hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 53. maddesi gereği hak yoksunluğuna karar verilmemiş olması, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümde ise 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin isteme uygun olarak olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında tehdit ve kasten yaralama; sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimler kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafiilerinin diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mağdur …’in olay tarihinden önce duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi yaşadığı sanık …’nun birkaç kez konut kirası ve birikmiş site aidatını ödemesi dışında aralarında alacak borç ilişkisinin bulunmadığı ve sanık …’nun 30.04.2013 günlü oturumda “Benim …’den herhangi bir alacağım yoktu” şeklide açıklaması da dikkate
alındığında; sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde nitelikli yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden, delillerin takdirinde ve suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 15.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.