Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/2059 E. 2021/1624 K. 04.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2059
KARAR NO : 2021/1624
KARAR TARİHİ : 04.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Alacağı tahsil amacıyla tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
6352 sayılı Yasa’nın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, sanığa yüklenen yargılama giderinin 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması hususu infaz aşamasında re’sen dikkate alınabileceğinden, tebliğnamedeki bozma ve düzeltilerek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının yine infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık … hakkında, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında, alacağı tahsil amacıyla tehdit suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın İstanbul ili Bağcılar ilçesinde otopark işlettiği, ancak bir olay nedeni ile tutuklandığı, UYAP ortamında yapılan sorgulamaya göre, 06.07.2008-27.09.2012 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, sanığın cezaevinde iken katılana bir mektup yazdığı ve ondan otoparkı işletmesini talep ettiği, katılanın da bu talebi kabul ettiği, otoparkın bu süre zarfında katılanca işletildiği, katılanın elde ettiği gelirden her ay sanığın eşine 500-600 TL civarında para verdiği, ara ara da cezaevindeki sanığa 150-200’er TL elden para götürdüğü, sanığın tahliye olduktan sonra işin
başına kendisinin geçtiği ve katılanı otoparka çağırarak, kendisinin olmadığı dönemlere ilişkin olarak hesap yaptığını, 90.000 TL alacaklı olduğunu, bunun 20.000 TL’sini hibe ettiğini, ancak kalan 70.000 TL’sini 1 ay içerisinde talep ettiğini bildirdiği, katılanın kabul etmeyip borcu olmadığını söylediği, aradan 40-45 gün geçtikten sonra, 2012 yılının Aralık ayında, katılanın yüz yüze görüşmek için yanında arkadaşı tanık … varken, sanığın bulunduğu otoparka gittiği, sanığın yazıhanede katılandan 70.000 TL istediği, katılanın tekrardan borcu olmadığını söylemesi üzerine, bu defa sanığın “sen bana bu parayı ödemezsen senin ağabeyinden başlarım çoluk çocuğunu vururum, bu parayı alana kadar da seni hiçbir şekilde rahat bırakmam” dediği, hattâ sanığın tehdit esnasında masasının çekmecesinden silah çıkartarak katılana doğru tevcih ettiği, ardından katılandan aracının anahtarlarını çekip aldığı, devamla elinde tabanca olduğu hâlde sanığın “sen bu arabayı bana satmışsın gibi aramızda sözleşme yapacağız, kalan taksitlerini de sen ödeyeceksin” dediği, katılanın boş bir kağıda 51.000 TL karşılığında aracı sattığını ve aracın borcunun kalan taksitleri de kendisinin ödeyeceğini yazıp imzaladığı, daha sonra bu kağıdı tanık olarak … ve …’nin de imzaladıkları, bir buçuk ya da iki ay sonra, sanığın katılanı telefonla yanına çağırdığı, katılan gittiğinde, sanığın eşine bir cep telefonu alacağını söyleyerek para istediği, katılanın parasının olmadığını söylemesi üzerine, sanığın katılanın cep telefonunu elinden alarak içerisindeki sim kartı çıkarıp attığı ve telefonu aldığı, ertesi gün sanığın katılanı yine iş yerine çağırdığı, aldığı cep telefonununun içinde fotoğraflar bulunduğundan iade ettiği ve katılandan sıfır bir cep telefonu almasını istediği, katılanın kredi kartından yeni bir cep telefonu alındığı, sanık adına fatura edilen yeni telefonun da sanığa verildiği, sonrasında sanığın katılandan 30.000 TL para istediği, katılana yakınlarına zarar vereceği yönünde tehditte bulunduğu, bunun üzerine katılanın bir arkadaşına giderek 15.300 TL’lik çek alıp 10.600 TL’ye kırdırdığı ve tanık … ile birlikte otoparka giderek bu meblağı sanığa elden verdiği, bir hafta sonra ise katılanın son kez sanığa 10.000 TL daha verdiği anlaşıldığından, sanığın alacağın tahsili ile orantısız eylemlerinin kül hâlinde yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hakkında 5237 sayılı TCK’nin 150/1. maddesi delâleti ile tehdit suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 04/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.