Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/2114 E. 2021/5447 K. 18.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2114
KARAR NO : 2021/5447
KARAR TARİHİ : 18.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama, 6136 sayılı yasaya muhalefet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230/1-c ve 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia savunma ve anlatımlara ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemlerin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığı ya da kanıtların mahkumiyete yeterli olup olmadığı hususundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekirken, sanığın suçlamaları kabul etmemesi karşısında müştekinin soyut beyanları dışında delillerin nelerden ibaret olduğunun Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde tartışılmadan, kanuni olmayan ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığa 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi hükmü gereği ek savunma hakkı verilmeden iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nın 58. madde gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi olarak çektirilmesine karar verilmesi,
II-Sanık … hakkında kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 32 maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunduğu kabul edilen sanığın sorgusu müdafii huzurunda yapılıp duruşmalarda bir müdafii tarafından temsil olunarak hükmün de müdafii huzurunda kurulması gerektiği gözetilmeden CMK’nun 150/2. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması ayrıca sanığın akıl hastalığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 32. maddesi kapsamında aldırılacak raporunun, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan ya da tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, daha önceki suçlara ilişkin cezai ehliyeti olmadığı yönündeki rapor fotokopisine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mahkemece suç işlediği kanaatine varılan ve akıl hastası olan sanık hakkında, TCK’nın 32. maddesi gereğince doğrudan “Ceza verilmesine yer olmadığına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına” karar verilmesi gerekirken sanık hakkında önce mahkumiyet hükmü kurulup daha sonra TCK’nın 32. maddesi gereğince “Ceza verilmesine yer olmadığına ve koruma ve tedavi altına alınmasına” karar verilmesi ve akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilirken, TCK’nın 57. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında öngörülen yasal yöntemin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının, sanık … müdafiinin ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 18/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.