YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/800
KARAR NO : 2021/2089
KARAR TARİHİ : 04.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tefecilik, yağmaya teşebbüs, 6136 sayılı Kanuna muhalfet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
05.09.2012 tarihli iddianame ile sanık … hakkında katılan …’a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan dava açıldığı ancak bu hususta karar verilmediği anlaşılmakla, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
1-Sanık … hakkında yasak niteliği haiz mermi bulundurmak ve katılan …’a yönelik yağmaya teşebbüs, suçlarından kurulan mahkumiyet ile sanık … hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat, hükümlerinin incelenmesinde,
15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre katılan … vekili ile sanık … müdafiisinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında müştekiler …, …, …, …, …, …, …, …, …’ya yönelik tefecilik suçundan kurulan beraat; sanıklar … ve … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik 2003 yılında işledikleri tefecilik suçundan verilen düşme; sanık … ve … hakkında müştekiler …, …, …, … ve …’a yönelik tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet, hükümlerinin incelenmesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanıkların diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Tefecilik suçunda ivaz karşılığı ödünç para alanların hukuki niteliğindeki tartışmalara karşın gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda 5237 sayılı TCK döneminde farklı kişilere karşı ödünç para veren kişi hakkında bir suç işleme kararı ile hareket ettiği sürece zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği noktasında birlik bulunmaktadır. Yeni TCK döneminde TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı da gözetilerek, değişik zamanlarda ve farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği; 05.09.2012 tarihli iddianame ile sanıklar … ve … hakkında adı geçen mağdurlara yönelik 2003-2012 yılları arasında gerçekleştirdikleri tefecilik suçundan ayrı ayrı dava açılmayıp TCK 241/1, 43 maddelerince cezalandırılmaları istemiyle dava açıldığı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nın 225.maddesine aykırı olarak mağdurlara yönelik tefecilik eylemlerinden, düşme, beraat ve mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle eylemin bölünmezliği kuralına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ile sanıklar … ve … müdafiisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 04.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.