YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11582
KARAR NO : 2021/14298
KARAR TARİHİ : 23.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 116/4, 43/1, 31/2 maddesine uyan konut dokunulmazlığını ihlal suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırlarına göre; aynı kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 11/04/2016 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçu yönünden kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünce 03/07/2015 tarihli raporunda, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavradığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtilmiş ise de, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 27.05.2015 tarihli sosyal inceleme raporunda “… 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/663 Esas sayılı yazısı gereğince … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nce düzenlenen 10/04/2015 tarih, 3343 nolu raporda, …’ın ergenlik dönemi özellikleri ve yaşadığı sosyo kültürel çevre özellikleri göz önüne alındığında 18/04/2015 – 10/04/2015 tarihleri arasında işlediği iddia edilen suçlarla ilgili davranışlarını yönlendirme yeteğinin gelişmediği, ceza ehliyetinin kısmen azaldığının bildirildiğine dair rapor eklenerek çocukla yapılan görüşmede çocuğun günleri, saatleri bilmediği sorulan soruları anladığı ancak geçmişe dönük olayları hatırlamakta detaylandırmakta zorlandığı ve aile ile yapılan görüşmede çocuğun zihinsel engelinin olduğu ve bir dönem özel eğitime davam ettiği bilgisi sunulmuş olduğu, mahkemecede suça sürüklenen çocuğun akıl zayıflığı olduğu kabul edilerek TCK’nun 32/2. maddesi uyarınca indirim uygulanmış ise de; raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı TCK’nın 32/1. veya 32/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiillinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a) Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde yaş küçüklüğü ve akıl hastalığına ilişkin indirim yapılırken 5237 sayılı TCK’nın 61/5. maddesinde düzenlenen sıralama uyulmadan uygulama yapılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
b) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye göre, suça sürüklenen çocuk hakkında Adli Tıp Kurumu raporu için ödenen toplam 100 TL’nin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 23.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.