YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1820
KARAR NO : 2021/14582
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde, nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya içeriğine göre, suç tarihinde katılan ile yolda karşılaşan suça sürüklenen çocukların katılanın kolundan tutarak zorla tek katlı boş bir evin içine götürdükleri, burada suça sürüklenen çocuk …’ın katılanın üstünü arayarak cebinde bulunan cep telefonunu almaya çalıştığı, katılanın telefonu vermek istememesi üzerine suça sürüklenen çocuk …’in katılanın elini tuttuğu, suça sürüklenen çocuk …’ın ise cep telefonu aldığı ve ele geçirilemeyen bıçağı göstererek katılanı “eğer bu olanları polise bildirirsen seni bıçaklarım” demek suretiyle, suça sürüklenen çocuk …’in de “bu olayı polise bildirsen evini basarız” demek suretiyle tehdit ederek olay yerinden uzaklaştıkları olayda; suça sürüklenen çocuklara verilen cezalardan 5237 sayılı TCK’nın yağma suçunda değer azlığını düzenleyen 150/2. maddesiyle indirim yapılmamıştır.
TCK’nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
TCK’nın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Y.C.G.K.’nın 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
TCK’nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
TCK’nın 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, TC Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, TCK’nın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; 13/08/2014 olan suç tarihinde suça sürüklenen çocukların katılandan suç tarihi itibariyle 20 TL değerinde olan cep telefonu aldıkları, katılan ve suça sürüklenen çocukların aynı yaşta oldukları, paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullar ile birlikte düşündüldüğünde, suça sürüklenen çocuklara verilen cezalarda değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Suça sürüklenen çocuklara verilen cezalardan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesiyle indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Suça sürüklenen çocuklar haklarında 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesinin 168/3. maddesinden sonra uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61. maddesine aykırı davranılması,
3-Suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli yağma suçundan hükmolunan 2 yıl 6 ay hapis cezasının ertelenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin hükmolunan ceza miktarından az olamayacağı gözetilmeyerek suça sürüklenen çocuk hakkında 2 yıl denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 29.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.