YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2798
KARAR NO : 2021/14408
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmedilen ceza miktarına göre, sanıklar … ve … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince reddi ile yapılan incelemede;
… 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2011 günlü, 2004/69 Esas, 2011/281Karar sayılı ilamında, mağdur …’ye yönelik olarak sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından mahkumiyet hükmü verildiği ve bu mahkumiyetler hakkında Dairemiz tarafından bozma kararı verildiği halde, bu mağdur yönünden ek iddianame tanzim edilip yeniden bir hüküm kurulmaması karşısında, dava zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
1-O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet Savcısı temyiz itirazında, dava zamanaşımını kesen nedenlerin olduğunu belirterek, sanıkların düşme yerine cezalandırılması gerektiğini belirtmişse de, … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2011 günlü, 2004/69 esas, 2011/281 karar sayılı ilamında da sanıklar hakkında aynı eylemler nedeniyle düşme kararı verildiği ve aleyhe temyiz olmadığından bu hükmün kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla ve bu hususta yeniden hüküm kurulmasının yok hükmünde olduğu belirlenmekle, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazının CMUK’un 317 maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar …, …, … ve … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik nitelikli yağma suçundan ve sanık … hakkında müşteki …ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Müşteki … 31/03/2004 tarihli duruşmada, sanıkların cebindeki 400 milyon TL, 2 adet senet ve cep telefonunu aldığını belirttiği, yağma suçunun tamamlandığı halde, teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ve nitelikli yağma suçlarının uygulanmasında 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a-d nitelikli hallerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışından usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3-Sanık … müdafiinin temyiz itirazının incelenmesinde;
UYAP’tan alınan nüfus kaydına göre, sanık …’in 03.05.2017 tarihinde öldüğünün belirtilmiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 ve TCK’nın 64/1. maddeleri uyarınca sanığın öldüğünün anlaşılması hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde zorunlululuk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
4-Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın müşteki …’a evini satarak borç para verdiği, müştekinin işleri kötüye gittiği için borcunu ödeyemediği, alacağını tahsil amacıyla hareket ettiği ve bu durumun müşteki tarafından da doğrulandığı bu şekilde sanığın eyleminin hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçu kapsamında kaldığı anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
5)Sanıklar …, …, … ve … hakkında müşteki …’a yönelik nitelikli yağma suçuyla ilgili olarak;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müşteki …’ın 11/12/2002 tarihli talimat mahkemesi duruşmasında verdiği ifadesinde, sanık …’in banka kartıyla hesabından 35.000.000 TL çektiğini ve bunun 10.000.000 TL’sini …’in kendisine verdiğini belirtmesi karşısında, müştekiye kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma olanağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğunda hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
6)Sanık …’in müşteki …’ye yönelik, sanık …’nun müşteki …’a yönelik, sanıklar …, …, … ve … hakkında müştekiler …, … ve …’ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara gerekçeye ve hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekilerin ifadelerinde, sanıklarla bir süre arabayla gezdiklerini, farklı evlerde kaldıklarını, kendilerine herhangi bir darp eyleminde bulunulmadığını, bir süre sonra yola bırakıldıklarını söylemeleri karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK 110. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğunda hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.