YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3240
KARAR NO : 2021/2737
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
Sanıklar … ve … haklarında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 04/01/2008 tarih ve 2008/58-32 numaralı iddianamesiyle TCK 157/1 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2008 tarih ve 2008/4 E.-2008/ 528 sayılı kararıyla sanıkların TCK 157/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına dair verilen kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 3/6/2013 tarih ve 2011/ 66904 Esas, 2013/10219 Karar sayılı ilamıyla, eylemin nitelikli yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı yolunda delilleri tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu, görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği; Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği 09/12/2009 gün, 2013/491 Esas – 2013/ 862 Karar görevsizlik kararı üzerine dava dosyasının gönderildiği Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/10/2015 tarih, 2014/55 Esas – 2015/134 Karar sayısı ile sanıkların nitelikli yağma suçundan TCK’nın 149/1-c , 168/3 ve 1412 sayılı CMUK 326/son maddeleri uyarınca 1’er yıl 6’şar hapis ve 5.000’er TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanıklar ve müdafiileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/11/2019 tarih, 2017/ 3554 E – 2019/5634 sayı ile onanmasına karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2020 tarih ve KD- 2020/91700 sayılı yazısı ile;
A) Usule İlişkin İtirazımız:
1- Sanıklar … ve … haklarında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 4/1/2008 tarih ve 2008/58-32 numaralı iddianamesiyle TCK 157/1 53. maddeleri uyarınca cezalandırılma talebiyle kamu davası açılmıştır.
2- Yapılan Yargılama sonucunda, Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26/11/2008 tarih ve 2008/4 Esas-2008/ 528 sayılı kararıyla sanıkların TCK 157/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3- Kararın sanıklar tarafından temyizi üzerine, Yüksek Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 3/6/2013 tarih ve 2011/ 66904 Esas, 2013/10219 Karar sayılı ilamıyla, iddianamede bahsedilmeyen, müştekinin soruşturma aşamasında yaptığı 27/12/2007 tarihli açıklamasına atıf yapılarak, sanıklardan …’in, yakınıcı …’a “… paran birazdan gelecek sen kömürü indir aksi takdirde tüm köy halkının başına toplanmasını istemezsin değil mi?” diye tehditkar bir şekilde konuştuğu, müştekinin yanındaki diğer şahıslarında aynı şekilde konuşmaya başlayınca müştekinin işin renginin değişmekte olduğunu anladığı ve eşinin de yanında bulunmasından dolayı kendi can güvenliklerinden şüphe ederek kömürü boşaltmak zorunda kaldım” şeklindeki beyanı karşısında eylemin nitelikli yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağı yolunda delilleri tartışmanın üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu, görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle Bozulmuştur.
4- Bozmaya uyan Isparta 1. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği 9/12/2009 gün ve 2013/491 Esas – 2013/ 862 Karar sayılı görevsizlik kararıyla sanıkların TCK’nın 149/1-c, 53, 63 maddelerinden yargılamasının yapılması istenmiştir.
5- Ancak; sanık hakkında tanzim edilen Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 04/01/2008 tarihli iddianamesinde, yağma suçuna yönelik bir anlatım bulunmamaktadır.
Sözü edilen iddianamede “…şüphelilerin akraba oldukları, birlikte anlaşarak müştekiyi dolandırmaya karar verdikleri ve müştekinin çalıştığı şirketi telefon ile arayarak 24 ton kömür siparişi verip anlaştıkları, müştekinin kullandığı tır kamyona 24 ton kömürü yükleyerek 26/12/2007 günü yola çıktığı, şüphelilerin geceleyin saat 24:00’dan sonra müştekiyi telefon ile birkaç kez arayarak ne zaman Isparta’da olacağını sordukları, onun da 08:00 dediği, sabahleyin saat 07:00’da şüpheli …. müştekiyi arayarak, nerede olduğunu sorduğu, onun da Keçiborlu Kavşağında olduğunu söylediği, …’in aracı ile kamyonun yanına giderek kendisini takip etmesini isteyip, … Köyü’ne getirdiği ve …’e teslim edip “ben Isparta’dan para getireceğim” diyerek ayrıldığı, bir süre sonra kömürü indirmesini …’in istediği, ancak müştekinin parayı almadan olmaz dediği, bunun üzerine … telefon ile arayarak “sen kömürü indir, paranı getireceğim” gibi sözler söylediği, müştekinin de indirdiği, az sonra …’in, …’i telefon ile arayarak kaza yaptığını gelemeyeceğini söyleyerek senet vermesini belirttiği, …’in de bir senet doldurarak imzalayıp müştekinin istememesine rağmen verdiği, böylece şüphelilerin müştekiyi dolandırdığı, olayın ilk bakışta hukuki ihtilaf gibi görünmesine rağmen, şüphelilerin bu gibi eylemleri sürekli yaparak birçok insanı dolandırdıkları, dosyada bazı olaylara ilişkin iddianame suretlerinin bulunduğu, böylece şüphelilerin atılı suçu işledikleri, yukarıda yazılı bulunan deliller ve tüm hazırlık evrakı kapsamından anlaşılmakla; Şüphelilerin mahkemenizde yargılamalarının yapılarak eylemlerine uyan …” TCK 157/1 ve 53. madde uyarınca cezalandırılmaları istenmiştir.
Görüldüğü üzere; davaya konu edilmemiş bir eylemden diğer bir ifadeyle açılmamış davadan bozma ve görevsizlik kararları verilerek TCK 225/1. maddesine aykırı davranılmış olup, bu husus bozma nedenidir.
B) Esas Bakımından İtirazımız :
1- Sanıkların yağma suçunu işlediklerine dair katılan …’ın, soruşturma aşamasındaki soyut beyanından başka kanıt da bulunmamaktadır.
2- Kaldı ki katılan soruşturma aşamasında ayrıntılı olarak anlatımda bulunduğu halde, ne görevsiz mahkemede ne de görevli mahkemede, olayın subutuna yönelik olarak dinlenilmediği, görevsiz mahkemede soruşturma aşamasındaki anlatımına atıf yaptığı, görevli mahkemede ise, suçun mağdurunun tesbiti ve zarar miktarına yönelik olarak dinlenildiği, olayın tek tanığı bulunan eşi …’ın ise görevli mahkemede beyanlarına başvurulmayarak CMK 210/1 maddesine aykırı davranılmıştır,
3- Diğer taraftan, sanıkların suçlamayı kabul etmemiş olup, Mahkemece gerekçeli kararda katılanın aşamalardaki samimi anlatımı ve sanıkların tevilli savunmaları mahkumiyet gerekçesi yapılmıştır. Ancak; belirtildiği üzere, katılanın olayın subutuna yönelik olarak kovuşturma aşamasında beyanına başvurulmamıştır. Oysa ki Mahkemece huzurunda tartışılmayan bir kanıta dayanarak hüküm kuramaz. Aksi durum CMK 217/1. maddesine aykırılık teşkil eder.
4- Bu itibarla; mevcut kanıtlar karşısında, sanığın eyleminin TCK 157/1 maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden, yağma suçu olarak kabul edilmesi, yasa hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır.
Netice Ve Talep: yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere usule ve esasa yönelik itiraz nedenlerimiz gözetilerek; Yüksek 6. Ceza Dairesinin 19/11/2019 gün ve 2017/ 3554 Esas- 2019/5634 sayılı onama kararının kaldırılarak, bozma kararı verilmesi” yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2020 tarih ve KD-2020/91700 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 19/11/2019 tarih, 2017/ 3554 Esas – 2019/5634 sayıılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 17.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.