YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/340
KARAR NO : 2021/12691
KARAR TARİHİ : 30.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının, sanıklar …, … ve … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik tehdit suçundan kurulan beraat ve sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararları aleyhine, sanık … ile sanıklar …, …, …, …, … müdafiilerinin ise, sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteminde bulundukları kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar …, …, … ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarına göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Mahkumiyet kararları bakımından; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulaması yönünden, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararın ve 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
I-Sanık (müşteki) … hakkında müşteki (sanık) …’a yönelik yaralama; sanıklar …, …, …, …, … hakkında müşteki …’ e yönelik hakaret; sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …’ ye yönelik yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Sanık (müşteki) … hakkında müşteki (sanık) …’a yönelik yaralama; sanıklar …, …, …, …, … hakkında
müşteki …’e yönelik hakaret; sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …’ye yönelik yaralama suçlarından hükmolunan doğrudan para cezasının miktarı bakımından, 14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile eklenen 5329 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca üç bin liraya kadar olan mahkumiyet hükümlerinin kesin nitelikte olması ve temyiz kabiliyetinin de bulunmaması nedeniyle sanık (müşteki) … ve sanıklar …, …, …, …, …’nın temyiz itirazlarının CMUK’nun 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet kararının incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık …’in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
III- Sanıklar …, … ve … hakkında müştekiler … ve …’a yönelik tehdit suçundan kurulan beraat; sanıklar Ahmet Özogul, … hakkında müştekiler … ve…’a yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet; sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ye yönelik yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan alacağı tahsili amacıyla yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararlarının incelemesinde;
1-Müşteki …, …Noterliğin 9009 yevmiye numaralı ve 12.11.2013 günlü düzenleme şeklinde borç senedinde ve tanıklar …, … ve …’un kolluk beyanlarından da anlaşılacağı üzere Ziraat bankasından almış olduğu kredinin 13.000 TL’si üzerinde olacak şekilde 13/11/2013 tarihinde yanında arkadaşı diğer müşteki Mustafa Eraslan ile birlikte, akşam saat 18:00 sıralarında eğlenmek amacıyla Sıla Bar isimli alkollü iş yerine gittikleri, bir müddet burada alkol aldıkları, hesabı isteyip, 300 TL parayı ödedikten sonra, iş yerinde oturup alkol almaya devam ettikleri, saat 22:00 sıralarında ikinci hesabı istediklerinde hesabın 1000 TL gelmesi nedeniyle yüksek olduğunu beyan ederek hesaba itiraz ettikleri, bunun üzerine … isimli işyerinin işletmecisi olan sanık … ile müştekiler arasında hesaba itiraz edilmesi yüzünden tartışma çıktığı, tartışmaya şikayetçi sanık …’un oğlu olan sanık …, …’un arkadaşı olan sanık …, iş yerinde garson olarak çalışan sanık … ve …’un kardeşi olan sanık …’un da dahil olduğu, sanık …’un oğlu olan şikayetçi sanık …’a hitaben, şikayetçi sanık …’i kastederek; “Bunda para var, zorla parayı alın” şeklinde bağırdığı, bunun üzerine işyerinde bulunan sanıklar …, …, …, … ve …’nın, müştekilere tekme tokat vurmaya başladıkları, bu esnada sanıkların bazılarının ellerindeki sandalye ve sopalarla müştekilere vurdukları, aynı zamanda sanıklar … ve …’un, müşteki …’in cebinde bulunan 12.700 TL paradan 4.500 TL’sini zorla çekip aldıkları, bu esnada …’in cebinde bulunan paralardan, 100 TL ve 5 TL paranın yırtıldığı, 100 TL paranın olay sonrası bir parçasının sanık …’un cebinden, diğer parçasının ise müşteki …’in cebinden çıktığı, kavga esnasında müşteki …’in, sanık …’a yumruk atarak vurduğu, kavganın büyüyerek işyerinden dışarı doğru taştığı, kavga esnasında sanıklar …, …, …, … ve …’nın, her iki müştekiye hitaben; “Sizi keseriz” şeklinde tehdit ettikleri, olay yerine polislerin gelmesiyle kavganın sonlandığı, Şikayetçi sanık …’in, polis merkezinde bulunduğu sırada üzerinden toplam 8.200 TL para çıktığı, ayrıca şikayetçi sanık …’in cebinden, (ortadan ikiye yırtık
vaziyette) bir adet A293308975 seri numaralı tek parça halinde 100 TL parçası ile yine bir adet A 516953239 seri numaralı tek parça halinde 5 TL para parçasının çıktığı, Olay sonrası sanık …’un yapılan üst aramasında üzerinden toplam 7.810 TL para ile bir yarısı yırtık, diğer yarısı olmayan A 293308975 seri numaralı 100 TL para parçası çıktığı kolluk tarafından düzenlenen tutanaklarda yer aldığı, Sıla Bar isimli işyerinin önünde bulunan güvenlik kameralarında yer alan görüntülerinin yapılan çözümü sonucu düzenlenen tutanak içeriğinden sanıkların mağdurları darp etmeleri, adli muayene raporları ve müştekilerin aşamalardaki tutarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eylemlerinin bir bütün halinde silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, işyerinde ve geceleyin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik yaralama eylemini tahta sopa ve sandalye ile gerçekleştirdiklerine göre, haklarında 5237 sayılı TCK.nın 86/3-1.maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 30.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.