YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3502
KARAR NO : 2020/5084
KARAR TARİHİ : 17.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarında başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi, kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği hususu ile başvurulacak kanun yolu süresinin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği halde; sanık …’ın yüzüne karşı verilen kararda kanun yoluna başvuru süresinin tefhim/tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek başvuru süresinin başlangıcı konusunda tebliğ ve tefhimden hangisinin esas alınacağı ve hükmün kesinleşeceği hususları gösterilmediği gibi meşruhatlı davetiye de gönderilmediği buna dayanarak yapılan hükmün kesinleştirilmesinin de usulüne uygun olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği anlaşılmakla hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- CMK’nın 231/11. maddesinde belirtilen istisnalar dışında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu ilamdaki hükmün aynen kurularak açıklanması gerekirken önceki ilamdaki cezanın değiştirilerek açıklanması,
2-Müştekinin 18/09/2008 tarihli celsede sanığın zararını karşıladığını bildirmesine rağmen zararın hangi aşamada giderildiğine yönelik bir beyanının bulunmayışı karşısında; müştekiye zararın ne zaman giderildiği sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 168/1 ya da 168/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek TCK’nın 168/2. maddesiyle uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğname gerekçeye aykırı olarak BOZULMASINA,17/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.