YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3551
KARAR NO : 2021/5703
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında katılanlar …’e ve …’e yönelik kasten yaralama ve ayrıca mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Sanık …’in 14.05.2015 tarihli dilekçesi ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik itiraz isteminde bulunduğu herhangi bir temyiz talebinde bulunmamış olduğunun anlaşılması karşısında sanık … yönünden tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve mala zarar verme ile …’e yönelik kasten yaralama suçları yönünde nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanığın diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosyada mevcut şikayetçi …’de meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğine dair 06.02.2014 tarihli adli tıp raporu ile bahsedilen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine dair 12.09.2014 günlü adli tıp raporu ve diğer adli muayene raporları arasındaki çelişki giderilmek suretiyle suç vasfının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında TCK’nın 86/2.maddesi uyarınca basit kasten yaralama suçundan hüküm kurulmuş olması,
Kabule göre de;
2- Her iki katılana yönelik kasten yaralama suçu bakımından hükümlerden sonra 16.03.2021 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 14/01/2021 gün ve 2020/81 esas; 2021/4 karar sayılı kararı ile, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…’’ ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nın 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Mala zarar verme suçu bakımından ise suç tarihinin 06/01/2014 olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 05/01/2014 olarak belirtilmesi ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrası değişikliği ile 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7188 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253. maddesinin 3. fıkrası son cümleye eklenen “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmesi birlikte değerlendirilerek 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımı yapılan mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre sanığın işlediği mala zarar verme suçundan uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 23/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.