YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3792
KARAR NO : 2021/2809
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
KANUN YARARINA BOZMA
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 143, 168/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/03/2012 tarihli ve 2012/220 esas, 2012/391 sayılı kararının itiraz edilmeden kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içinde 17/06/2012 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkumiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanarak, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 143, 168/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/06/2014 tarihli ve 2014/263 esas, 2014/394 sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 10/05/2017 tarih ve 2015/17110 esas, 2017/5115 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 168/1-4 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 143, 168/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2017 tarihli ve 2017/396 esas, 2017/497 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 06.02.2020 gün ve 94660652-105-42-9244-2019-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.02.2020 gün ve 2020/19411 sayılı kanun yararına bozma talebi ile Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmesi, temyiz dışı diğer sanık …’un da yargılama süresince tüm ifadelerinde suça konu eylemi gerçekleştirmeden önce hırsızlık yapacağı sanığa anlatmadığını, çalıştığı iş yerinden aldığı malların emanet olduğunu, bu malları Karaman’a satmak üzere götüreceğini söyleyerek sanığı doğruladığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmesi, temyiz dışı diğer sanık ….’un da yargılama süresince tüm ifadelerinde suça konu eylemi gerçekleştirmeden önce hırsızlık yapacağını sanığa anlatmadığını, çalıştığı iş yerinden aldığı malların emanet olduğunu, bu malları Karaman’a satmak üzere götüreceğini söyleyerek sanık …’ı doğruladığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile, sanık … hakkında nitelikli hırsızlık suçu yönünden Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/10/2017 tarihli ve 2017/396 esas, 2017/497 karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle, nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ın BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, 18/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.