Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/3831 E. 2021/7491 K. 20.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3831
KARAR NO : 2021/7491
KARAR TARİHİ : 20.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak anılan maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, sanıkların savunmalarının alındığı 25.11.2010 tarihinden, Dairemizin inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III-Sanık … ve … hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarih, 2012/1247 Esas ve 2012/1842 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b ve 143. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesinin, yine 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun gece vakti birden fazla kişiyle birlikte işlenmesinin, her iki suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği de gözetildiğinde, sanıklar hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından zamanaşımı süresinin dolmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin sadece beraat eden sanıklar yararına vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu anlaşılmakla; vekalet ücreti istemi ile ilgili sınırlı olarak yapılan incelemede;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/4. maddesi uyarınca, kendilerini vekil ile temsil ettirip haklarında beraat kararı verilen sanıklar yararına maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca 1.800 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV-Sanık … hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Katılanın aşamalardaki beyanlarında; hırsızlık eylemi sonrası kaçan aracı takip ettiklerini kaçan araca yaklaştıklarında aracı süren şahsı gördüklerini, sürücünün 1 gün önce iş yerine gelen sanık … olduğunu söylemesine rağmen, karar gerekçesinde sanık …’in aracı kullandığı kabul edilerek sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.