Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/395 E. 2021/2770 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/395
KARAR NO : 2021/2770
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılarak, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde işlediği denetime esas suçun Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2013 tarih, 2013/177 esas, 2013/447 karar sayılı ilamı ile mahkumiyetine ilişkin kararında belirtilen TCK’nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı ancak dosya yeniden ele alınarak uzlaştırma işlemleri yapıldığı, uzlaşma sağlanamadığı için Siirt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli ek karar ile cezanın aynen infazına karar verildiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasına engel teşkil etmemekle;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 11/05/2011 tarihinde kesinleştiği ve denetim süresinde 05/02/2013 tarihinde yeniden suç işlemesi üzerine hükümlerin açıklandığı,
buna göre bu iki tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu göz önünde bulundurularak yapılan incelemede,
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2, 102/3, 104/2. maddelerine göre 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 143, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa’nın 7/2, 5252 sayılı Yasa’nın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasa’nın 102/3 ve 104/2. maddelerine göre maddelerinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımının, suç tarihi olan 30/12/2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğname gerekçesi aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 18.02.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.