YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4759
KARAR NO : 2021/405
KARAR TARİHİ : 20.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Müşteki İçişleri Bakanlığının duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmediği ve kovuşturma aşamasında beyanı alınmadan karar verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.10.2010 tarih, 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere müştekinin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görüldüğünden, CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören vekilinin 30.01.2020 tarihli katılma talepli temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmakla, suçtan zarar gören müşteki İçişleri Bakanlığı’nın davaya katılan sıfatıyla kabulüne karar verilmekle yapılan temyiz incelemesinde;
I-Müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin sanıklar … ve … hakkında görevi ihmal suçundan yaptığı temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar … ve … hakkında TCK’nun 257/2 maddesi gereğince görevi ihmal suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararını müşteki İçişleri Bakanlığı vekili temyiz etmişse de; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceği, kaldı ki sanıklar tarafından itiraz kanun yoluna başvurulduğu, itirazın reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği, İçişleri Bakanlığı vekilinin bu suç yönünden davaya katılma ve kanun yoluna başvurma yetkisi olmadığından temyiz talebinin REDDİNE,
II-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan müşteki İçişleri Bakanlığı vekilinin ve sanık …’nın temyiz istemlerinin incelenmesin de:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren katılana avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücreti hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olduğundan, sanık ve katılan vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesi uyarınca, “katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 1500 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.01.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.