Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/516 E. 2021/4405 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/516
KARAR NO : 2021/4405
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2007 gün, 2007/557 esas ve 2007/733 sayılı kararıyla, 5237 sayılı TCK’nın 141/1, 35/1, 50/1-a, 52/2 madde ve fıkraları uyarınca, 2.400 TL adli para cezasına hükmedildiği; anılan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 27.04.2011 tarih,… karar sayılı ilamı ile “hüküm tarihinden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkrası gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu” gerekçesi ile bozulduğu;
İlk derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 19.07.2011 gün, 2011/430 – 520 sayılı karar ile, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 35/2 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilip, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca 5 yıl denetim süresi öngörülerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, itiraz edilmeksizin 09/09/2011 tarihinde kesinleştiği;
Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 2013/546 – 2014/623 esas-karar sayılı dava dosyasından yapılan ihbar üzerine, sanığın deneme süresi içinde suç işlediği anlaşılıp, … 11. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından dava dosyasının yeniden ele alınarak, 07/10/2019 gün ve 2019/690-679 sayılı karar ile, açıklanması geri bırakılan 19.07.2011 günlü hükmün açıklandığı, anılan hükme karşı sanık ve müdafiinin temyiz davası açtığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulu 01.03.2016 tarih 2015/3-599 Esas, 2016/99 Karar sayılı ilamında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin davalarda dava zamanaşımı süresinin ne zaman duracağı ve ne zaman işlemeye başlayacağını tartışmıştır. Anılan kararda; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde denetim süresi sonunda, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde ise yeni suçun işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte dava zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar” hükmüne yer verilmiştir.
Sanığın eylemine uyan TCK.nun 142/1-b, 35/2 ve 62. maddelerindeki ceza için belirlenen zamanaşımını düzenleyen aynı Yasanın 66. maddesinde 8 yıllık süre belirlenmiştir. Yine aynı yasanın 67. maddesinin son fıkrasında dava zamanaşımının yasada tahdidi olarak öngörülen sebeplerle kesilmesi halinde, zamanaşımı süresi ile ilgili suça ilişkin olarak yasada belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacağı öngörülmüştür. Buna göre sanığın eylemine uyan atılı suçun olağan zamanaşımı süresi 8 yıl olup, olağanüstü halde kesintili zamanaşımı süresi 12 yıl olacaktır.
Somut olayımızda; nitelikli hırsızlık suçunun zamanaşımı süresi TCK.nun 66. maddesinde 8 yıl olarak öngörülmüş olup, olağanüstü hallerde yarısına kadar; yani 12 yıla kadar uzayacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yukarıda anılan kararı ışığında; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği tarih olan 09.09.2011 tarihi ile sanığın 2. suçu işlediği tarih olan 27.04.2013 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 1 yıl 7 ay 18 gün süreyle durduğunun kabulü gerektiğinden, bu sürenin olağanüstü zamanaşımı süresine eklenmesi halinde, sanık hakkında açılmış bulunan kamu davasında olağanüstü zamanaşımı süresinin 12.02.2021 tarihinde, inceleme tarihinden önce dolmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.