Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/5629 E. 2021/1334 K. 01.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5629
KARAR NO : 2021/1334
KARAR TARİHİ : 01.02.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 31/2. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 29.01.2016 tarihinden, Dairemizin inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Sair temyiz itirazlarının reddi ile;
1-Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğünce 20/05/2015 tarihli raporunda, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavradığı ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu belirtilmiş ise de, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 06.07.2015 tarihli sosyal inceleme raporunda “hafif düzeyde zihinsel yetersizliğinin olduğu, fiilin anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğinin tam olarak gelişmemiş olabileceği ve bu hususun daha ayrıntılı bir değerlendirilmeye tabi tutulması gerektiği”nin belirtilmesi karşısında; her iki rapor arasında oluşan çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı hırsızlık fiillinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kabule göre de;
2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca Sosyal inceleme raporu ve işledikleri fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiiller ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının tespitine yönelik harcanması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunan Adli Tıp Kurumuna ve bilirkişiye ödenen ücretinin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi,
3-Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 142/2-h,31/2 maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulandığında sonuç cezanın 2 yıl 1 ay hapis cezası olarak hesaplanması gerekirken sonuç cezanın 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının korunmasına, 01/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.