YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5896
KARAR NO : 2021/3634
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz isteminin sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü lehine olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulaması yönünden, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de ;
a-Dosya kapsamından sanığın 30,00 TL değerinde yakıt alarak parasını ödemeden kaçtığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, TCK’nın 145. maddesi gereğince sanığa verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
b-Sanığın 03.12.2015 günü talimatla alınan ifadesinde; “sonradan gidip o petrol’e gazın parasını verdim.” şeklinde savunmada bulunduğu, müşteki …’ un 22.10.2015 tarihli duruşmadaki beyanında “benim bu olaydan bir zararım yoktur, maddi manevi bir talebim yoktur.” şeklinde beyanda bulunması karşısında, müştekiden zararının giderilip giderilmediği sorulup sonuca göre sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulama olanağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c-Sanığın tekerrüre esas alınan Samsun 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 11/07/2008 tarih 2008/696 esas ve 2008/680 karar sayılı ilamındaki mahkumiyetinin, 5237 sayılı TCK’nın 86/2,86/3-a, maddesinde düzenlenen yaralama suçundan TCK’nın 50/1-f maddesi gereğince verilen “2 ay 15 gün” süre ile kamuya yararlı işte çalışma seçenek tedbiri olduğunun anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58/2. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki mahkumiyetin hapis ya da adli para cezası olması gerektiği, bu itibarla tekerrüre esas ilamdaki kesinleşen hükmün kamuya yararlı işte çalışma seçenek tedbiri olması nedeniyle sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde anılan ilamın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.03.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.