Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/616 E. 2021/14042 K. 22.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/616
KARAR NO : 2021/14042
KARAR TARİHİ : 22.09.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1- Suça sürüklenen çocuk … hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, hakaret suçundan dolayı suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibarıyla temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında nitelikli yağma ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, suça sürüklenen çocuk … hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle, usûl ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3- Suça sürüklenen çocuk … hakkında bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı TCK’nun 244/2, 31/3. maddelerine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 05/04/2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
4- Suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, suça sürüklenen çocuğun diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğu, katılanı silahtan sayılan bira şişesi ve duş başlığı ile yaraladığının anlaşılması karşısında TCK’nın 86/3-e maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayini,
2-Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nın 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğu belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı TCK’nın 3. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasından (1/4 oranında) artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22/09/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.