Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/7660 E. 2021/6226 K. 30.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7660
KARAR NO : 2021/6226
KARAR TARİHİ : 30.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocukların 18 yaşını doldurmaması nedeniyle kapalı yapılması gereken 13.10.2015 ve 24/03/2016 tarihli duruşmaların, açık yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması giderilme olanağı bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’a yönelik nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümler incelendiğinde;
Suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 168. maddesinin aynı Yasanın 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle, TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması, sonuca etkili görülmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 168/1 maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasından TCK’nın 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca yapılan indirim ve neticesinde sonuç cezanın 11 ay 3 gün hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sonuç cezanın “1 yıl 13 ay” yerine “11 ay 3 gün” olarak düzeltilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında müştekiler … ve …’e yönelik hırsızlık ve nitelikli hırsızlık suçlarından kurulan hükümler incelendiğinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; müşteki …’e yönelik hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın Savcılıkta verdiği ifadesi ve müşteki …’in kollukta alınan ifadesine göre, sanığın eylemi gece 23:30’da işlediği anlaşılmakla, şartları oluşmasına rağmen hakkında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
2-Suça sürüklenen çocuk hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan hüküm kurulurken TCK’nın 168. maddesinin aynı Yasanın 31/3. maddesinden önce uygulanması suretiyle, TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanık hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık eylemi nedeniyle; 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 168/1, 31/3 maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasından TCK’nın 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca indirim yapılarak sonuç cezanın 11 ay 3 gün hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
4-Suça sürüklenen çocuğun müşteki …’a yönelik hırsızlık eyleminin, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan müşteki …’e yönelik hükmün ve diğer yönleri incelenmeyen müşteki …’a yönelik hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, müşteki …’e yönelik hüküm yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 30/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.