Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/8215 E. 2021/4214 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8215
KARAR NO : 2021/4214
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; olay öncesinde mahalleden tanışan sanık ve mağdurun sokakta karşılaştıkları, sanığın bir arkadaşını arama gerekçesiyle mağdurdan cep telefonunu istediği, ancak telefonla görüşme yapmadığı, bunun üzerine sanığın mağdura “telefon bende kalsın, belki arkadaşım geri beni arar, telefonu sizin evin arka sokağındaki internet kafeye yarım saat sonra bırakırım” dediği, mağdurun tamam demesi üzerine suça konu cep telefonu ile birlikte olay yerinden ayrıldığı ve sonrasında cep telefonunu mağdura iade etmediği, sanığın aynı gün farklı suçtan yakalanması üzerine kolluk görevlilerince yapılan üst aramasında ele geçirilen suça konu cep telefonunun mağdura teslim edildiğinin anlaşıldığı olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde belirtilen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, bu suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete tabi olduğu ve hüküm kesinleşinceye kadar şikayetten vazgeçme olanaklı olduğu anlaşılmakla, suç tarihi itibariyle 15-18 yaş aralığında olması nedeniyle şikayet ve kamu davasına katılma hakkı kendisine ait olan mağdur …’ın, 06.02.2015 tarihli oturumda sanık hakkında şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 73/4. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan şikâyetten vazgeçme nedeni ile düşme kararı verilmesi gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi;
Kabule göre de;
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.