YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9042
KARAR NO : 2021/14317
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız Yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinin 13.08.2014 tarihi olduğunun kabulü ile yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanık hakkında kayıtlı olmayan sayaç ile su kullandığına dair kaçak tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; sanığın işyerinde kullanılan su sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; sanığın suça konu yerde ne kadar süredir çalıştığının ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması ve sanık suça konu yerde halen çalışmakta ise keşif yapılıp kullanabileceği su miktarı belirlenmek suretiyle; çalışmıyor ise tespit tutanağında belirtilen kullanım miktarına göre yine endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile uygulama yapılması,
2-Sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin tespiti halinde, 11.05.2018 tarihinde kabul edilerek 18.05.2018 tarihinde Resmi gazetede yayımlanan 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 5237 sayılı TCK’nın 163. maddesinde düzenlenen karşılıksız yararlanma suçu kapsamında Belediyelere karşı su borcundan kaynaklanan af mahiyetinde yasal bir düzenleme olduğu, anılan Kanunun 1. maddesinin g. bendinin 3. cümlesi ile aynı maddenin ğ. bendi uyarınca vadesi 31.03.2018 ve öncesi olup ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacakların tahsilinden vazgeçileceğinin düzenlendiği, 26.05.2018 tarihinde Resmi gazetede yayımlanan Maliye Bakanlığı’nın 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına ilişkin 7143 sayılı Kanunun Genel Tebliğine göre 31 Temmuz 2018 olan başvuru tarihinin 7 numaralı Cumhurbaşkanı kararı ile 27.08.2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatılarak bu tarihe kadar ilgili idareye başvuranlar için ilk taksit ödeme süresi olan 01 Ekim 2018 tarihinin 140 numaralı Cumhurbaşkanı kararı ile 15.10.2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatıldığının anlaşılması karşısında; ilgili kurumdan sanığın 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında başvurusunun bulunup bulunmadığı sorulup, varsa ödemelerin düzenli yapıldığının tespiti halinde sanık hakkında TCK’nın 168/5 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiği, sanığın idareye anılan Kanun kapsamında borcun yapılandırılması ile ilgili herhangi bir başvurusunun bulunmadığının tespiti halinde ise; karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK’nun 168/5. maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarı, ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilmeden, bildirime ilişkin belge denetime esas şekilde dosyaya konmadan, sanığa dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan kamu davası açılması karşısında; bunun iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeden kabul edilip yapılan yargılamada, sanığın ödeme yapıp yapmadığı ve ödenen miktarın kurumun vergili ve cezasız zarar bedelini karşılayıp karşılamadığının araştırılmadığı anlaşılmakla, sanık tarafından ödemede bulunulmamış ise bilirkişi tarafından hesaplanacak vergili ve cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin sanığa belirtilen bildirimin yapılması ve sonucuna göre hakkında düşme kararı verilip verilemeyeceğinin takdiri gerekirken, eksik işlem ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 27.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.