YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9881
KARAR NO : 2021/1560
KARAR TARİHİ : 02.02.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık … müdafiinin temyiz isteminin sanığın lehine olan hususların gözetilmediğine,mağdurun önceki beyanlarına itibar edildiğine,atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine,sanık … müdafiinin ise sanığın kendisini müdafaa amacıyla hareket ettiğine,meşru müdafaa hükümlerinin, bu hükümler olmaz ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine ve hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan ilamındaki mahkumiyetin, TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde gece vakti mağdur …’un işlettiği bara giderek alkol alan sanıklar ile, bardan ayrılacağı sırada kendilerinden hesabı isteyen mağdurar asında tartışma çıktığı, sanıkların bardan parayı ödemeden ayrıldıktan bir süre sonra tekrar bara gelerek mağduru bıçakla yaraladıkları ve tüfekle tehdit ettikleri, bu esnada sanık …’ın kasada bulunan bir miktar para ile mağdurun cep telefonunu aldığı ve her ikisinin kaçarak olay yerinde ayrıldıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin açıklandığı, sanık … hakkında meşru savunma koşullarının oluşmadığı, bu itibarla sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hallerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 02/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.