YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11508
KARAR NO : 2021/12991
KARAR TARİHİ : 05.07.2021
… Cumhuriyet Başsavcılığının 11/02/2014 gün ve 2014/3943 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasında yargılama neticesinde, bozma sonrası … Asliye Ceza Mahkemesinin 01/09/2020 gün ve 2019/344 E. 2020/278 K. sayılı ilamı ile sanıkların TCK’nın 142/1-a,145,61,53. maddeleri uyarınca 9’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bozma öncesi kararı temyiz etmeyen sirayet sebebiyle dosyaya dahil edilen sanık … kararı süresinde temyiz ettiği, diğer sanık …’in ise usule uygun tebligata rağmen kararı temyiz etmediği, sanık Zefer Karaoğlan’ın temyizi üzerine düzenlenen tebliğnamede sanık isimleri sevhen karıştırılarak kararı sanık … temyiz etmiş gibi Onama talepli tebliğname düzenlendiği, Dairemizin 25/01/2021 gün ve 2020/8832 Esas – 2021/1632 Karar sayılı ilamı ile sanık … hakkındaki ilamın onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.03.2021 tarih ve KD-2021/30439 sayılı itirazı ile sanık … hakkındaki Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25/01/2021 gün ve 2020/8832 Esas – 2021/1632 Karar sayılı ilamına yönelik onama kararı kaldırılıp sanık …’ın 02/09/2020 tarihli temyiz talebinde ise, bozma öncesi kararı temyiz etmeyen sanığın anılan bu karara ilişkin olarak temyiz hakkı bulunmadığından, sanık …’ın temyiz isteminin reddine karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
1-Dosyanın incelenmesinde; … Cumhuriyet Başsavcılığının 11/02/2014 gün ve 2014/3943 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında Kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasında yargılama neticesinde, bozma sonrası … Asliye Ceza Mahkemesinin 01/09/2020 gün ve 2019/344 E. 2020/278 K. sayılı ilamı ile sanıkların TCK’nın 142/1-a,145, 61, 53. maddeleri uyarınca 9’ar ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bozma öncesi kararı temyiz etmeyen sirayet sebebiyle dosyaya dahil edilen sanık … kararı süresinde temyiz ettiği, diğer sanık …’in ise usule uygun tebligata rağmen kararı temyiz etmediği, sanık …’ın temyizi üzerine düzenlenen tebliğnamede sanık isimleri sevhen karıştırılarak kararı sanık … temyiz etmiş gibi Onama talepli tebliğname düzenlendiği, Dairemizin 25/01/2021 gün ve 2020/8832 Esas – 2021/1632 Karar sayılı ilamı ile sanık … hakkındaki ilamın onanmasına karar verildiği anlaşılmakla bu hususa ilişkin Yargıtay C.Başsavcılığı’nın 12.03.2021 tarih ve KD-2021/30439 sayılı itiraz istemi
yerinde görülmüş olduğundan itirazın kabulü ile Dairemizin 25/01/2021 gün ve 2020/8832 Esas – 2021/1632 karar sayılı sanık … hakkındaki onama kararının KALDIRILMASINA,
2-Bozma öncesi kararı temyiz etmeyen ve sirayet sebebiyle dosyaya dahil edilen sanık …’ın temyiz istemi ile ilgili yapılan incelemede;
Bozmanın sirayeti sebebiyle mahkemesince kurulan hükmün sanık … tarafından temyiz edilip edilemeyeceği ön sorun olarak incelenmiştir.
Adil yargılanma hakkının en önemli başlıklarından birini oluşturan savunma hakkı, temel bir insanlık hakkı olarak İHAS 6. ve 2709 sayılı Anayasa’mızın 36. maddeleriyle 5271 sayılı CMK’nın çeşitli hükümlerinde güvence altına alınmıştır.
Kanun yoluna başvurma hakkı da, savunma hakkının en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır.Kanun yoluna başvurma hakkı, aynı zamanda hak arama özgürlüğü ile erişim hakkının da önemli alt başlıklarından birisidir.
Öte yandan; 7 No.’lu Ek Protokolün “Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı” başlıklı 2. maddesi uyarınca; kural olarak herkes aleyhine verilen mahkumiyet hükmünü yüksek bir mahkemede yeniden inceletebilme hakkına sahiptir.
CMK’nın 267. maddesi uyarınca, hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı itiraz kanun yoluna gidilebilir.
Aynı Kanun’un 272 ve devamı maddeleri uyarınca, (Suçluların iadesi ile 5320 sayılı CMK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesinde belirtilen istisnalar dışında) ilk derece mahkemesinden verilen bütün nihai kararlar yâni hükümler, kural olarak istinaf kanunyolu denetimine tâbidir.
(CMK’nın 272/3 maddesinde belirtilen istisna kapsamında kalan hükümler ise; kesindir.)
CMK’nın 286/1. maddesi uyarınca, istinaf mahkemesinin verdiği bozma dışındaki kararlar ile aynı maddenin 2. ve 3. fıkrası kapsamında belirtilen istisnalar dışındaki bütün istinaf mahkemesi kararları temyiz kanun yolu denetimine tabidirler.
CMK’nın 306. (1412 sayılı CMUK’nın 325) maddesi uyarınca, hüküm sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 21.05.2019 ve 171-453 sayılı kararında da belirtildiği üzere; önceki hükmü temyiz etmeyen sanığın sirayet üzerine verilen kararı temyiz edilemiyeceği görüşündedir.
Dairemiz ise; yukarıda açıklanan gerekçeler ile Any. m. 36, AİHS m. 6, (7) No.’lu Ek Protokol m. 2/1, 5320 SK m. 8/1 ve 5271 sayılı CMK’nın m. 306, 260 ve devamı hükümleri uyarınca önceki hükmü temyiz etmeyen sanığın sonradan verilen hükmü temyiz edebileceğini kabul etmektedir.
Nihayet Anayasa’mız ve AİHS hükümlerine göre hak ve özgürlükler asıl, kısıtlamalar ise istisnadır. Sınırlama ve kısıtlamalar ise; belli koşularda ve ancak kanunla yapılabilir. Hak arama özgürlüğü ve erişim hakkı kapsamında olduğu tartışmasız olan kanun yoluna başvurma hakkının içtihat yoluyla daraltılması, somut olayda olduğu gibi temyiz hakkının kullanılmasının engellenmesi, 5271 sayılı CMK’nın 289 (1)-h maddesi bağlamında hukuka kesin aykırılık hâlidir.
Bu itibarla önceki hükmü temyiz etmeyen sanık …’ın bozma sonrası kurulan hükmü temyiz edebileceği değerlendirilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanık …’ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün itiraza kısmen uygun kısmen aykırı olarak ONANMASINA, 05.07.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.